1929’da Konya Ereğlisi’nde doğdu ve ilköğrenimi burada tamamladı. 1964’te Aksaray Kız Enstitüsü’nden mezun oldu. İstanbul ve Ankara’da farklı işlerde çalıştı. Varlık, Yeditepe, Çağrı, Türk Dili ve Finans Dünyası gibi çeşitli dergilerde şiirleri, yazıları ve söyleşileri yayımlandı. Özellikle Erdal Öz ile beraber yaptıkları edebiyat/sanat söyleşileri çok önemlidir. TRT için radyo tiyatrosu çalışmaları ile Devlet Tiyatroları için oyun çevirileri de bulunmaktadır. Köklü Menemenlizade ailesinden olan şair, Türkiye Yazarlar Sendikası üyesidir.
İzmir Anakent Belediyesi, Kadın Şiirleri Ödülü, Ankara Sanat Kurumu Çeviri Ödülü (Savunma ile) ve İzmir Salihli Belediyesi Mansiyon ödülüne layık görülmüştür.
Eserleri
Emi (1961)
Sen Kraldın Taçsız (1970)
Davullar Vurur (1978)
Pembe Gözlükler (1991)
İzmir (1991)
Dünya Çocukların Olacak (1992)
Gözlerimde Atlar Koşuyor (1992)
Çevirileri:
Fransa Kraliçeleri (Thornton Wilder, 1966)
Savunma (David Rintels, 1985)
Şimşeğin Tanrıları (Harold Hickerson, Maxwell Anderson, 2000)
Geçersiz Kanıt (John Osborne)
Altın Şehir (R. Billinger)
Vichy Olayı (Arthur Miller)
Yolları Saymak (Edward Albee)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!