Kimbilir hangi sus bir hoşçakaldı terminalde Diyarbakır
Kızgın dövülmüş bir demir koruyla körükte nefesi tutulu sofradan..?
Kimbilir kaçbir bakırcılar çarşısını birbiri ardına kapanmış yokluklarla
Bakıp sağına
Dönüp soluna
Kimbilir kaçbir öksüz gözyaşı damlasıysıdı çıraları sönen ocaktaki soğuk kül
Susuz ve yavan soğuklara bırakılan umutsuz seyirlere bakışık
Kimbilir kaç göz gözü görmez karanlıktı
Işıkları canlılığını yitirdikçe yitiren fersizlikle dipbibe sokulan sığıntı..?
Ki....Bu yüzden..
Mutlaka bu yüzden canını akrebin koluna takıp senin diye vaktim saatim
Uzaktan defnedilmiş iniltilerini duydukları İstanbul a dönüşsüz biletini kesip vedanın
Garsonluk işinden kurtarmak için buzda karda kalan veran hayatı
Geçip gidip kapısı kırık yokluğu ve diyar diyar Diyarbakırı
Çatısından yangını tutuşacak ortaboy felakete yerleşemeden bile daha
Mor bir düşte
Güzel günler görme umudu ve hayaliyle bütün çıılçıplak görünenler içinde
Sefaletin çocukları dün kadar yakın ve herkes kadar sen ve ben..
Sineması batık İstanbuldan başlayan öykülerde
Kendi kendilerini uğurladılar can vere vere ölüme
Sesi soluğu boğunuk
Mosmor feryatlar içinde
Seyfi Karaca..........Ocak / 12
Seyfi KaracaKayıt Tarihi : 24.1.2012 16:59:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!