Çocukluğumuz ah o çocukluğumuz yok muydu Fidyas.Hani ilkokulda çizdiğin kızların kazaklarını pembeye boyarmışsın.Çingene pembesine.Sonra eflatun renklerini çok kullanırmışsın.Kızlar pembe kazaklı,çiçekler eflatun renginde olurmuş hep.Şimdi neden o renklerden kaçıyorsun Fidyas? Yoksaa korkuyor musun?
Biriktirdiğin yalnızlıkları çoban kavalıyla emziriyormuşsun Fidyas.Seni hiç kimseye benzetemiyorum. Bir tek uzaklara benziyorsun, çok uzaklara Fidyas.Her gece çözmek için kördüğümlerini hafakanlar bıçaklarmış seni de yine de çözülmezmiş avuçların ta ki şafak sökene kadar.Şafak vakti üzerine bir ikindi serinliği düşer ay perçemlerini tararken,yaralarını sararken uykunun kollarına uzanırmışsın Fidyas.
Onu diyordum Fidyas.Başağrılarıma iyi gelen Yıldız çiçeğidir.Diğer bir adın da Dalya çiçeği diyorlar Fidyas.Unutma beni,pembe krizantem benim çiçeklerimdir.Hislerime dokunurlar,sırlarıma dokunurlar,düşlerime dokunurlar. Ah Fidyas, dağları mavi,sabrı kepez,çiçekleri mor Fidyas.Çocukluğun neşe içinde geçmiş.Şimdi asık surat oldum diyorsun.Büyüyorsun Fidyas.Olgunlaşıyorsun.Acı çekerek olgunlaşıyoruz Fidyas bilmiyor musun?
Düş artık kitapların yakasından Fidyas.Gittikçe yalnızlaştırdı okumak seni.Okuduğun kahramanlar yok çevrende görmüyor musun? Sevdiğin yazarların ya bir kasaba istasyonunda ya da bir kulübede yalnızlık ve sefalet içinde ölmüşler Fidyas.
..
Senin gözlerinin rengi yok...
Benim mor ötesi sevda çiçeğim.
Çünkü sen güldüğünde...
Gözlerin masmavi,
Sevindiğinde yeşil,
Beni öperken ela,
Üzüldüğünde siyah oluyor onlar.
..
şansonlar akıyor başımdan aşağı her biri ayrı mor
bir gölge kadar yalnızım oysa
..
Duydum dile düşmüşüz sende duydunmu,
Bizi konuşuyormuş şimdi mahallede herkes,
Senin için kumral saçlı mor fistanlı kız diyorlarmış
Bana kumral saçlı mor fistanlı kızın sevdalısı..
Günler geçmiyormuş şimdi mahallede,
Arkadaşların seni özlüyorlarmış,
..
Tarifi de, tasviri de zor…
Bir kırmızı sevişmek
ama imkânsız değil…
Mor şaraplar eşliğinde.
Bir yudumu bir şiir,
anlamı ise “başka”.
..
bir mor çiçek sevdi
minik mi minik bir serçe
kırarım diye korktu da konamadı
öylesine sevmişti ki serçe
bir türlü sevdaya kanamadı
mor çiçek bekledi serçeyi
örtüdür yüce dağlar
..
Kurşun düşüyor beynime şimdi
İri bir çiçek açıyor başımda kanım
Kör bir kurşun işliyor kanımı şimdi
Acı bir topum işliyor kanımı şimdi
Mor bir menekşe soluyor yakamda benim
Alev rengi raylarda alev rengi dudaklar
Kanlı parmaklara basıp geçti trenler
..
Mor sevdalarımda buldum seni
Lâlede, menekşede, gülde
İstanbul-Antalya yolunda
Tarlalarda, gelincikte, sarmaşıkta
Yarışıyordu bayrak, bayrak
Mor Sevdalım;
Salonumun duvarlarında
..
Botan’ın suları Dicle’ye karıştı,
Töreler gereği annesine danıştı,
Sevdalı canlar göz göze bakıştı,
Mor sümbüllü dağa döndüm.
Kozluk, Silvan’a doğru yatmış
Altın küpesini kulağına takmış,
..
MUTLULUKğun rengide beyaz olabilir.Ama sanki yeşil gibi.Yeşilin normal ve tüm koyu tonları.Gözlerime temasından sonra yaşadığım dinginlik,çocuksuluk ve akabinde gelenler...
Kimseye dair bir fikrim yok lakin benim HAYALLERim mavi ve tonlarında saklı.Sanki tüm maviler farklı bir hayal için yaratılmış.Belki de benim mavilerim hayal ile gerçek arasındaki köprücüklerdir.Kim bilebilir ki?
Herşeyden daha önemli SAĞLIK beyaz rengini kucaklamış.Sağlıklı yaşayan bir birey ÖZGÜRLÜKtür.Beyaz özgürlüğünde rengidir.Açıyorum kollarımı dönüyorum,koşuyorum,gülüyorum yorulmadan.Evet kesinlikle daha çok beyaz.Kış rengi beyaz,kış hayranı ben.Üşüyorum lakin rahatlatıcı derecede güzel.
Ahşap tonları,ahşap rengi,ahşap...Bütün kahveler.İşte HUZUR.Rengiyle görülen kokusuyla büyüleyen...Rengini verip huzur aşılayan ve bir daha gitmeyen.
Peki ya BAŞARI?
Hayatta tüm renklere sahip olabilmen için gerekli olan tek renk Lacivert.Resmiyet,saygınlık,asalet ve başarı rengi.İnsan kalbi bu renge sahipse o rengi görür ve taşır.Lacivert aynı zamanda inancımın rengi.Tüm renkleri beraberinde getirir.
AŞKa gelince bu duygu için gerçekten bir renk bulamıyorum.Hiç bir renk bana aşkı hissettirmiyor.Uzmıanlar buna mor demişler lakin bunlar benim renklerim.Mesela benim aşk dediğim mor sevmiyoru.Aşk rennksiz bir duygu,zaten ömrüde yarı zamanlı geçiyor.
..
Kalıntı! ..
Seninle doğdum
Seninle kurtuldum
7 Ağustosum...
Mor kırmızı akşamların
Ve mor kırmızı şafakların
..
Günün yazısı
MOR EYLÜL ÇOCUKLARI
Renkli televizyon tabiri yoktu o dönemler, sadece televizyon derdik üstü kanaviçe örtülü sihirli kutuya.Renksiz o kutuda sadece TRT vardı izlediğimiz, istiklâl marşı okunana dek.Radyolar daha revaçtaydı.Çünki, sihirli kutu üç-beş memur maaşı değerinde ve sınırlı sayıda zenginin evlerini süslerdi. Biz ortahalli ve dar gelirli insanlara ise; baş ucumuzdaki radyomuz yârenlik ederdi.Arkası yarınlar,Türk Halk Müziği,Türk Sanat Müziği,Hafif Müzik dinletileri iyide... hergün haber saatlerinde karalar çalınırdı yüreklerimize,korkular sarardı benliklerimizi...şu şehirde, şu saatte sağ-sol gruplarının şiddetli çatışmasında, şu kadar ölü var...Falanca karakola yapılan saldırıda, şu kadar polis öldü...v.s.haberlerle büyüdük,büyütüldük yalnızlığımızla...(Suyun mecrasını değiştirdiler,şimdiki çocuklarda ayrı acılarla büyüyor,büyütülüyor...)
Yapraklar sararmış,gazeller yerle yeksan olmuş...sığ bir grilik sarmıştı ortalığı...tıpkı hayallerim, umutlarım, çocukluk sevdalarımla beraber bu eylül sabahında...On yaşında bir çocuğa sorarsanız kahramanın kim? vereceği cevap tereddütsüz; BABA olacaktır.
..
Dağılır, kum olur, erir kahrından
Âhımın yankılandığı mor dağlar!
Pınarlar fışkırır, akkor bağrından
Sevgiler çağıldar, âşıklar ağlar.
..
Gece mavisi gözlerinden yakamozlar ışır mor gecelerime
Güzelliğin yansır çılgınca akan lacivert nehrin serinliğine
Ay ışığı mor pancurlu pencerenden sızar sen uyurken
Okşar atlas tenini meltemler yüreğin sevdayla ürperirken
Kuzguni siyah saçlarını taratırsın ay ışığına güzel mihracem
Kor dudakların aşkların en güzeliyle yanıp tutuşurmu bilmem
..
İlkbahar gelir, bir kez aşk yoklar seni,
Yağmurlar inci inci bir şarkı gibi yağar.
Tenin ıslanır, için titrer sevdadan,
Sen bulut o yağmur, bir gün evlenirsin...
Güneş cennetten doğar mutlu günlerde,
Evliliğin dikenli yollarında yürürsün,
..
İlan etsem aşkımı; bütün cihana
Haykırsam dağlara,mor bulutlara.
Rüya olup yağsam uykularına
Sevinir mi yoksa,alınır mısın?
Nergisler büründü mor fistanına
Bahar yeli düştü bağıstanına.
..
Bilirim öncesinden ak mı kara mı saçlarım,
Gittiğinde tekrar kararacak değil ya bahtım,
Menekşe gibi boynu bükük,mor mor açılmış,
Ne vefası kalmış bir fincan kahvenin hatırında
Ne vefa bilirmiş,bahçelerde bahçıvan çizmeleri,
Oysa renginde dinlenmiş,gözleri açık rüyada
Kokusunda isterik dokunuşlarmış sevda yeli,
..
İlkbaharın gelişiyle,
Keyifle uzanmışım
Yemyeşil çimenlere.
Bir inilti sesiyle geldim kendime.
Şöyle bir bakındım çevreme.
Yeşilliklerin içinde,
Boynu bükük mor bir menekşe
..
Mor bakıyordu yaşama hüzünler,
Hassas duygular hassas ruhlar.
Gölgesinin gözlerinde sevinçler,
Kelebek kanatlarında ömürler.
Hüzünün yaşları aycemalinda,
Güneşi doğuyor karanlığında.
..
Gökten alevler yağar yer kürenin yüzüne,
Şimşekler otağ kurar mor dağların düzüne,
Takılırken gözlerim yıldızların izine,
Ayın gölgesi düşer gecenin dehlizine.
..