Sesin mektup olsa bir kuş gibi kanatlanır, dolaşır yeryüzünü
Ve içindeki keder mavileşir sen elmayı ısırdığın zaman
Sen turnalara baktığın zaman iklimler aşkla yer değiştirir
Sen üzgün evlerden güneş bakışımlı bahçeler yaparsın
Akan sularsın ağaçları şımartan, kalbisin çılgın sokakların
Ellerinde lirik telaş, ellerin gökkuşağı olmalı renkleri üzmeyen
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




hafifçe yağan yağmurun yüzümüzde can bulup sonrası kendini tekrar yere bırakarak ettiği intiharların sayısızca çoğaldığı o geceyi''Rüzgan sustuğu ayın geceden su dilendiği yakamozların denize indiği o anı?Tan suyu gelmiş kucağında sarı sarı bebeğine ilk cemresini verirken göğüslerindne akan gözlerim hasretimdin bebek kokan yalnızlığımda hiç susmayan o hıçkırıklar sendin cıvıltıları sendin tan etekleriniden tutturup sabaha koşan.Hepsi intihardı hepsi sızdığım koylarında sevdana yeniden dirilişti..Sonsuz saygılarımla değerli hocam...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta