Mısralara Gömülen Ömür

Mehmet Hanifi Erdinç
73

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Mısralara Gömülen Ömür

Hangi dertten vursam kalemi kâğıda,
Hüzünlü bir şiir çıkar ortaya,
Bir gurbet sızar mürekkebin içinden.
Ömrümü bıraktım beyaz sayfalara.
Ne zaman hüzne bürünse kalem,
Parmaklarımın ucunda bir gurbet sızısı,
Dilimde bin yıllık suskunluğun yankısı

Kendimi, hiç tanımadığım bir yabancı gibi,
Bıraktım mısraların o kimsesiz kucağına.
Ömrümü astım mısraların çarmıhına.
Toprak bildim şiirin her bir kıtasını,
Ektim kendimi, her mısrada yeniden büyüdüm.
Her virgülde can verdim, her noktada dirildim,
Ne toprak kabul etti beni ne de gökyüzü.
Aynalardan kaçıp, kağıtlara sığındım,

Unutulmuş bir türküdür artık adım,
Yazdıkça hatırlar, yazdıkça yanarım.
Sönmeyen bir ateşin külüyüm bu defterde,
Her mısrada kendimi siler, yine kendimi yazarım.
Bir sürgün gibi gezdim kendi yazdığım yollarda,
Adım mısralarda kaldı, cismim tozlu rüzgarlarda.
Zamanın elinden tutup karanlığa yürüdüm.
Yeter dedikçe şu yorgun gönlüm,
Bitmeyen bir ağıtın sesine büründüm.

Eğer eksiltirsem harfimi şu kâğıdın ak göğsünden,
Bilirim, suskunluk bir kement olur,
Boğar beni kör gecelerde.
Kalem küser, kelam yorulur da,
İçimdeki o kadim yara, bir türlü kabuk tutmaz.
Yazdığım her mısra, can evimden kopan bir çığlık,
Ömrümden çalınmış bir parça ölümdür artık.

Ben her gece o dilsiz gurbetin kucağında,
Kendimi bir Şahrud bakışında bulur,
Hayallere kurban ederim.
Dağları yıkan, denizleri taşıran o koca sızıyı,
Getirir, bir ince mısranın boynuna bükerim
Heyhat! Bütün derdimi,
O koca ömrü bir kırık söze sığdırdım da,
Şu dünyanın dar vaktine,
Şu vefasızın dar vaktine.
Bir türlü sığamadım.

Mehmet Hanifi Erdinç
Kayıt Tarihi : 6.1.2026 10:34:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!