Bu gök neden gürlüyor:Ya aç kalmış ya gaz yapmış.
Peki bu niye hırlıyor:Ya kudurmuş ya uykuya dalmış.
Güneş neden kızarıyor:Ya utanmış ya iftiraya uğramış.
Niye hapse girmiş:Ya iftira yemiş ya öfkeye yenilmiş.
Bunlar niye içiyor:Ya derdi deşilmiş ya kadehe sinmiş.
Bu niye kaçıyor:Ya zılgıdı yemiş ya suçunu bilmiş.
Mustafa ne gülüyor:Ya kök sükmüş ya içini dökmüş.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Dost
Mış mışlı tespitlerin güzeldi...
Yaşar Akbaş
farklı...ilginç...düşünsel..saygılarımla...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta