Zincirini kırmış duygularım
parçalarken yüreğimi,
çocuk masumluğunda sevdim seni.
Avuçlarımda gökyüzü sandığım
bir gölgeymişsin meğer.
Sen, sırtımı sıvazlayıp
hançerine yer ararken,
ben omzumdaki elin gücüyle
daha güçlü baktım hayata.
Sen dizlerimi kanatırken
ben düşüşlerime bahaneler buldum.
“Yorulmuştur” dedim,
“kırılmıştır” dedim,
““Seviyordur yine de…” dedim.
Sevgimden kandım.
Sevgimden sustum.
Sevgimden büyüttüm içimde
en derin yarayı.
Bir çocuk kalbiyle
ihanetin adını bile koyamadım.
Şimdi anlıyorum—
bazı eller okşarken acıtır,
bazı gülüşler sararken yaralarmış.
Ve ben…
sana değil,
içimdeki o saf sevgiye kandım.
Sustum.
İçime attım.
Yaraları kaderim sandım.
Sana uzanan eli kırıp,
konuşan dilleri susturdum.
Saçının teli yere düşse eğilip aldım,
nimet bildim varlığını.
Sen kanatsan da,
acıtsan da konduramadım.
Ben sana değil,
minicik kalbime yenildim.
O minicik kalbimin içinde
kocaman bir dünya kurdum sana.
Sen ise vura vura
yıktın bütün duvarlarımı.
“Uslan,” dedim gönlüme,
“artık uslan.”
Bir hece düşse içime,
yine “sevdamdandır” deyip sustum.
Ben sana değil sevdana sustum yar
Sevdana...
23.02.2026 11:17
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 11:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!