Ulaksız mektuplar yolladım sana,
Gözlerimden gözlerine....
Yazılmamış mektuplar yolladım sana,
Sözleri gönülden gönüle uçan....
Dehliz dolmuş gönlümün kuytuları,
Seninle ışık bulur....
Sınırlar çiziyorsun.
Bir uç ülkeden,
Benim ülkeme.
Belki sınırı,
Tavşanlarım geçemiyor,
Atlarım geçemiyor,
Yaşıyorum işte,
Var mı daha güzeli?
Alı al moru mor rengince yaşıyorum.
Akşam üzeri olmuş,
Bir ikindi sonrası.
Sokak ortasında yürüyorum.
Umudunda karesiydi tek bi fotoğrafın,
Eskiyordu renkleri zamanla,
Soluyordu hatıralar gün gün...
Bi eskimeyen sevgiydi,
Hissettiklerimiz,
Yaşadıklarımız...
Senin bu küskün çocuklar gibi hallerini görmüştüm önceleri de,
Pek bi takardım kafama,
Üzülürdüm ince yerimden.
Hassastım çünkü,
Duyarlıydım bi bakıma...
Görecek halim olduğu zamanlardı tabi,
Ne deniz denizliğini bıraktı,
Ne gökyüzü maviden vazgeçti.
Çünkü şeffaf olan herşey maviye çalardı rengini,
Umutla bekleyenler için.
Bir kış masalına hazırlansada yaşam,
Aslında o kadar çabalıyorum ki,
Gördüğüm herşeyi unutayım diye,
Diyorum kendi kendime ne kadar çabuk unutursan o kadar iyi,
Ve o kadar boş işlerle uğraşıyorum ki bakmayayım diye,
Görmeyeyim diye.
Ama birşey oluyor ve boğazınızda düğüm düğüm oluyor nefesiniz,
U/lan anla işte
Kadın seni çoktan unuttu
Hafızasının hiçbir garından geçmiyor senin trenlerin
Gitti o
Başka alemlerde
Bir yeri yurdu var belki
"Beni unutsun!" demişsin,
Ben unuttukça hatırlatan sen miydin sanki?
Karşına çıktığımı zannetmiyorum,
Taleplerde bulunduğumu,
"Beni neden aramıyorsun?" dediğimi
Ya da
Maske takmışım,
Gözyaşlarım içime akar.
Kimse görmez şimdilik
Acılı yüzümü.
Örümcek ağları örmüşüm üstüne
Yaşanmışlıkların.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!