Cafer'i alaçıkta zor doğurdu anası,
Donuzlan böcekli gübreliğin yanında,
Höllüklere belenip taşındı harmanlara,
Kürünlerde, setenlerde, düvenlerde oynadı...
Öküz koşup, kağnı çekip, oğlak severek Cafer...
Vakıa varmıştılar bir şehir kondusuna,
Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
Devamını Oku
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü




Zamanı biraz geriden yaşayarak gelen Cafer, tüm çelişkilerini ve aidiyeti tutumlarına değin bağlılıkları olan nostalji ile çevrenin diretisi olan farklının yoğun zıtlıkları içinde.
Caferin iç hesaplaşması kıyasıyadır.
Cafer zamanı seçemez iki girişmenin ne onunda ne bununda adeta arasatında dır. ya da iki cami arasında gibi ise de pek renk vermez.
Renk vemez gibi ise de yinede üst benin karşıtı olan alt benin ilk oluşma mekanlarına olan özlemi son dizede bir avaz olup değişemezliğin zorunlu vurgusunu yapan bir ÖZNELLİĞİN küçük dünyası içine kapanır.
Nefisti
Erdemle
şahamettin farklı ve belki de bir yörenin köy şivesiyle yazılmış güzel bir şiir paylaşımı için teşekkür ederim. kutlarım kaleminizi. selamlar ve sevgiler
Dumanlık altına tüneyen kuşlar!
Niye ecdat kokan bacalar tütmez?
Köylü keklik sülün gibi öter mi?
Bunu kuşlar bilir, Cafer'im bilmez.
HOCAM yüreğine sağlık özümüzü anlatan fakat özümüzden uzaklaştığımız güzel öykülü bir şiiri beğenerek okudum
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta