Bir vakit diliminde kırıldım.
Takvimler sustu da ben susturulmadım.
Gönlümde kırık bir t/an doğdu.
Saatler yürüdü de ben yerimde kaldım.
Harflerden ibaret bir muammayım artık.
Irağımda kaldın.
Güvercinler yetişemiyor pencerene.
Ruşenlerimi girdabına çekip gitti gece.
Ben manası yetim bir kavuşmanın
öznesiyim artık.
Benden geriye,
bir hurûf gibi yarım kalmış satırlar kaldı.
Ne olur, yeniden çevir sayfalarımı!
Ve dirilt kelimelerimi dudaklarında!
Nefesini üfle üzerime!
Düş mezarı yakamozların
yasa batmış siyahına bulandım.
Yoruldu vuslatını bekleyen bahar bile.
Dayanacak mecâlim kalmadı…
Ellerimde geveze bir keder,
dökülüyor sağanak sağanak.
Toprağın göğsü daralıyor,
nefesini tutuyor ben adım attığımda.
Bir güvercinin kanadına sığınıp
ölümden saklanıyorum.
Beklemekle sevmek arasında sıkışmış
yorgun bir rüzgârım.
Hiçbir imge tasvir için yüklenmiyor halimi.
Zamanım yok sevgili!
Vuslatını geciktirdiğinden beri
canım pamuk ipliği…
Geceler boyu eksilen sabır;
beni ne kadar tüketiyor olsa da,
sana kavuşacak kadar diri tutuyorum kendimi.
Sensizliğin gölgesinde büyüyen bir düşün
ıslak kirpiklerindeki umuda tutunuyorum.
Her yorgun gecemin sabahında
düşümdeki minik bir el sakinleştiriyor kalbimi.
Hatırla Mihrimah’tı o eşsiz düşün ismi…
Kayıt Tarihi : 15.09.2025 02:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!