Kavuştu işte, göz hizamıza güneş
Rüzgâr, avludaki pembe güle
Ve gökyüzü, Midyat’ın kadim düşüne
Sen, o şirin balkondan bakarken
Görmesen de başındaki peri alayını
Binlerce yıllık bir ayin içindesin
Gökyüzü, baştanbaşa buhurlar içinde
Bak, zaman nasıl da duruldu
Güvercinlere sarıldı ufuklar
Rüzgâr dolandı, şalındaki çiçeklere
Şakağında kınacının zarif motifleri
Dilinde aşk üstüne bir ezgi
Minik gülücükler uçurdun sen de
Ve seyre daldın son kalp bayramını
Görsen yüzün gamze gamze
Nakışlı taşlarla nasıl da uyum içinde
Fotoğraf çekip durduar sana
Bilmezsin, zamana tatlı bir şerh düşüldü
Ansızın unuttun insafsız anıları
Çoktan unutman gerekenleri
Kim bilir kimler kaldı açan
O tozpembe gülüşünde
Kavuştu işte, göz hizamıza güneş
Rüzgâr, avludaki sarı güle
Ve gökyüzü, Midyat’ın kadim düşüne
Sen, o şirin balkondan bakarken
Büyülü kuşların dolanıp durdu
Göz ve kalpten ibaret kalmışım
İmkânsız bir düşe daldım ben de
Kınacının yanı başında
Sazsız, sözsüz türküler içinde
Kayıt Tarihi : 3.03.2025 23:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!