Ekmek dediğin şey, bir ömür, omuzlarda taşınır
Kimi zaman kuş gagasında,
kimi zaman çöpte asılı
Şehirler büyür,
camdan binalar göğe dokunur
Lakin mezarlar yerde
Çoğalır amma
sessizce bekler,
Ağız kapalı
Sırdaşım kara toprak,
Ana kucağı gibi,
Atamın kokusu
Üstünde binlerce renk, çiçekle süslü
Gökdelenlerde uzanır,
Parmak kadar ışık, yıldızlardan uzak
Ama, şu mezar taşı,
bütün şehirleri yutmaya hazır
Uzay gibi derin, güneş gibi vurucu,
Nedendir bilmem?
Bir ekmek, bir mezar taşı, beni benden alır
Gurbet elde değilim,
Kendi içimi daha yitirmemişken
Hasretin ta kendisi oldum,
Yutkunduğum her lokmada
Bu dünya bir oyun gibi,
Perde açıldı film başlamış
Gerçek olan toprak,
Gerçek olan ekmek,
Ve içimdeki ses
Gökler bile susmuş,
Her şey dökülürken hurda diye
Kalan sadece şiir,
Kalan sadece emek ve mezar taşım
Servet Balıbey
Kayıt Tarihi : 21.2.2026 08:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!