Gelmedin bak yine…
Gecenin karanlığı çöktü üstüme…
Tam koyusundan, en ağırına kadar…
Halep,
Dökülüyor insanlığın yüreğine,
Medeniyetin namlusundan çıkan kurşunlardan! ...
Bu topraklar,
Heyyy…..
Kurtarıcı bekliyor biz, biz, biz….
Kaç şarapneli eritti, beynimdeki düşünceler,
Halep ve insanları, düşümdeler, düşümdeler.
Bu şehrin sokaklarına,
Damarlarımdan sıcacık kan pompaladım...
Sokakları ısıtmak;
Ve..................................................................
Kediler üşümesin diye ayazda.
Bir dergah aradım, ışığı yanan,
Dervişlerde gördüm, heybede iman.
Şadırvanda damla damla yıkanan,
Günahlarımız değil mi, kardeşim?
Yer içeriz, keyif başta, zevk başta,
İnsan aç ölüyor bir öbür başta.
Tarhana çorbası kaynar ocakta,
Türküyle karışık dürtünür çomça,
Herkes elde kaşık hazır şafakta...
Kazan, leğen, kepçe, sofra karışık,
Vuruyor gözüne otuz, kırk kaşık
Kuşlardan kanat istedim, sana uçmak için,
Ama kuşlar vermiyor kanatlarını.
Onlarında uçtuğu biri var demek ki…
Kollarımın da kanat olduğu gün,
Sana uçacağım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!