Kuşlardan kanat istedim, sana uçmak için,
Ama kuşlar vermiyor kanatlarını.
Onlarında uçtuğu biri var demek ki…
Kollarımın da kanat olduğu gün,
Sana uçacağım,
Hoca kimliğiyle, vaiz adabı,
Birleşince Kur’an olur, Kitabı…
Oturunca titretenler mihrabı!..
Mihrabı bırakıp, nereye gitti?
Çarşının sefili, kelli-fellisi,
Çocukluğumdan kalma ne bir masal,
Mavi kalabilmiş ne de,
Bir mavi boncuk nenemden…
Ve ne de tüm kalabilmiş bir çocuk,
İsrail mermisinden,
Gazze’de…
Aşk,
Adem’in cennetten gelen Havva’sı,
Mecnun’un çölde aradığı Leyla’sıdır.
Aşk,
Amasya’da Ferhat ile Şirin,
Nazım ile Piraye’sidir şiirin.
Sofra kuruldu,
Bulgur pilavı, salata, ayran.
Haydi davran...
Yemeğin iki lokması,
Avradın üç posurtusu,
Karnımı doyuran.
Çaya gel.
Şiirlerden kelimeler seçeriz.
Onlarla öpüşür sevişiriz.
Birbirimizle değil a.............
Ben böyleyim.
Elfida;
Dağ başında açan lale,
İrem bahçesinde bir gülsün.
Elfida;
Türküme gamzeden de hoş,
şiir okur, şiir yazar,
gezer, dolaşır dağ, bayır, cadde, sokak, çarşı pazar.
aşk arar, meşk arar,
arar, aranır, kadın erkek, börtü böcek.
böyle geçer günler,
eylüldeysek eğer.
Bir çay yap, sıcağından şöyle,
Şekeri yüreğimdir içinde, dokunmadan eriyen.
Çıkan sesler duygularımın dili,
Buharlar gönlümün tezahürüdür.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!