Sevgili Dostlar!
Bu gün Hicrî 1426 senesinin son günü, yarında Hicrî 1427 senesinin Muharrem-i şerîfinin birinci günü‘dür. Yani bu gece hicrî yılbaşı gece‘sidir. Daha güzel bir ifâdeyle“ Íslâm Âleminin,Müslüman olanların ihyâ ve idrâk ettiği mübârek bir gece‘dir.„
Íşte bu gün senenin son günü‘dür. Ínsanların amel defterlerinin bir senelik hesâbının kapandığı gün‘dür. Muhâsebe işleriyle meşğûl olan vazîfeli melekler,geçmiş bir senenin hesâbını,kitâbını yapıp,güzellikler ve çirkinliklerle, sevablarla ve günahlarla, hayırlar ve şerlerle yazılı ve resimli olarak doldurduğumuz geçmiş senenin defterini rafa kaldırdığı arşiv‘e bıraktığı bir gündür.
Yarın ise tertemiz daha hiç el değmemiş içine bir çizgi bile çekilmemiş bir defterin bizim adımıza açıldığı bir gündür. Kâdir-i mutlak olan yüce Rabbîmiz gecmiş senenin defterini hayırlı amellerle kapatmayı,gelecek senenin defterini de hayırlı amellerle açmayı cümlemize nasîb eylesin.
Ayrıca! Bu gece bir mazlûmun yüce bir insanın doğup, büyüdüğü, çocukluğunu,gençliğini geçirdiği, nîce hâtırâlara imzasını attığı,nîce taşına toprağına selâm verdiği, canından da daha çok sevdiği vatanından çıkarıldığı, kovulduğu,uzaklaştırıldığı bir gece‘dir.
O yüce insan; insanların en mükemmeli,beşeriyyetin efendisi,Allah‘ın habîbi,Abdullah‘ın yetîmi Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi vesellem‘den baskaşı değil‘dir.
Kılınan bayram namazıyla,bayram bitti
Namazdan çıkan vatandaşlar,işine gitti
Değildik böyle, bu hallere bizi kimler itti
Bir bayramda böyle geçti gurbette dostlar.
Ziyâretler sınırlı kaldı. Bir iki dost ile
Genç genç fidanlarımız verilince,Vatana kurban
Azîz Şehîdlerimize Bayraĝ ımız, yapılınca urban
Şehîd Analarımızın kafalarını süsleyinca türban
Hangi Ana; doĝ urup büyüttüĝ ü kınalı kuzusunu
Düĝ üne gönderir gibi ölüme de göndermez ki
Yıllardır bu ülkenin siyâsî arenasını kirletenler
Bir gece de enflesyonu, tâ zirvelere fırlatanlar
Utanmadan! Siyâsete soyunmuş bu şarlatanlar
Nasıl bir Türkiyedir burası, anlayabilmiş değilim.
Bir ülke ki! Üniversitesi,siyâseti seviyesiz
Avrupalı gençlik gidiyor elden,
Kurtarmak için kütükleri selden,
Sanki yitirilmiş duâlar dilden,
Zaman âhir zamandır ne yapsak gerek.
Bakıyorsun gencecik kızın göbeğinde küpe,
Güzel istanbulum! Sevdân rûhuma işledi.
Bedenen sana uzak oluşum,canımı dişledi.
Seni seviyorum diye,melekler beni fişledi.
Bu can sana feda olsun! canım istanbulum..
Sevdâlıyım sana, Hasan dedem var sende.
Sevgili Ísmet bey! E-mailinizi okudum aldım.
Gönlüm Bigadiç’de gezerken,hülyâlara daldım.
Sağıma-soluma baktım,gurbet ellerde tek kaldım.
Bir Bigadic’imi bin Esslingen’e değişirmiyim ben…
Beni ve şiirlerimi ilkateş’de haber yaptınız.
Ínsan şekline girmen mümkün değilse,bu kadar
Ínsanı bu şeklinle kırman doğru olmaz ya Za’fer.
Ya Za‘fer hoş geldin tam hizmet zamanında
Allah râzî olsun ecrini bol versin tam ânında.
Yediden yetmişe bütün müslümanlar câmilere koştu
Huzûra varabilen günahkâr gönüller, coştu da coştu
Melekût âleminin beşerle saf tutması ne kadar hoştu
Veremedik hakkını,doyamadık tadına be leyle-i Kadir.
Teknoloji ile senin adın kâinâtın her tarafına ulaştı
Receb-i şerîf‘dir elbette kamerî ayların yedincisi
Ílk Cum‘a gecesi Regâib kandili,kandillerin incisi
Mi‘râc mu‘cizesini kabülleniyor dinsiz ve dincisi
Regâib ve Mi‘rac kandillerinde yapılır Íbâdet.
Kamerî ayların sekizincisi oldu şa‘bân




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!