Taktımda başına İremsi bir aşk tacı
Mevla gibisin kalbinde çöldeki kaysın
Kâinat olsa yürek sığmaz verdiğin acı
Mecnun gözünde şavkı yaştan göldeki aysın
Bilmez sana mecnun olan dünya neresi
Bir zamanlar senin kulun,kölendim
İsmini andığım geçti o yıllar
Yıllarca yalvarıp sevgi dilendim
Aşkınla yandığım geçti o yıllar
Sen gittin gideli ağlar dururum
Durulmak bilmiyor gözümdeki sel
Hasretle kalbimi dağlar dururum
İşit feryadımı neredeysen gel
Dünya sensiz zindan,dünya sensiz loş
Öylede geçer,şöylede böylede hayat
Sevinçde var hüzünde var tasada
Bazen bir yeşil daldır bazen bir küflü bayat
Sözde nizam kanunda var yasada
Hicap duyanıda var bilmeyende edep ar
Kazanınca halkın gücü
Bitecektir dert,gam,acı
Zalimden mazlumun öcü
Alınır bir gün alınır
Yemin olsun ekmek musaf
Beşeri hududu aştım hamdolsun
Erenlik nârına düştüm hamdolsun
Bende bu dünyaya ham geldim amma
Mana fırınında piştim hamdolsun
Yolunda Mevlana, bektaş,yunusun
Ayrılmayalım dedim daha en baştan
Hicranla kanarız demiştim sana
Acılar damlarken gözdeki yaştan
Hasretle yanarız demiştim sana
Ayrılık od’u önce gelmez akıla
Kapandı yüzüme mutluluk kapısı
Kesildi umudum murattan yana
Gönül duvarıma hicran tapusu
Asıldı artık gülmek yok bana
Yıkıldı gönlümün sevda mabedi
Yaralamış her yanımı
Kurutmuş bütün kanımı
Eritmiş benim canımı
Gavura bak gavura bak
Yüreğimde iz bırakıp giden zalim çok
Sende kalbime saplanan zehir uçlu bir oktun
Gidene yalvarıp kal diyecek halim yok
Gidersen git yarınımdan,dünümde zaten yoktun
Nereden girdin gönlümün kapsama alanına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!