Bir dost için bin post verdim
Bir dost bir post olmadı
En acısı seni kaybetmekti
Yerin hiçbir zaman dolmadı
Kalmadı sözünün er'i bir er
Vefadan eser kalmadı
Üstünde çimenlerin
Zayıf,cılız bir çocuk
Tartıl amca dedi
Gözleri boncuk boncuk
Baktım tertemiz yüzü
Yine özlemin düştü gönlüme
Gün geçtikçe coşup taşıp gidiyor
Güzel yüzün dolduruyor içimi
Kalbimde yer edip yakıp gidiyor
Bence bir meleksin sen cennet bağında
Gülünce gül açar gül yanağında
Gel gör o sahil bak ne hal olmuş
Dalgalar coşmuş otlar kurumuş
Derin bir iç çekiş gibi deniz
Ufukta gurup yok güneş kaybolmuş
Öksüz tepeler geceye küskün gibi bir hoş
İstanbul'dan Ayvalık ne kadar yol
Bir günlük mesafe işte burdayım
Ömür bu yeter mi yetmez mi bilmem
Yedi gün kalırım sonra ordayım
Bir kahveye oturdum gelince,iskele sağda
Bekle çocuğum
Hayatın o acımasız kıskacında fazla kalmayacağız
Çektiklerimizin bir bedeli olmalı
Bekle
Uykusuz gecelerimiz bitecek
Mum ışığındaki solgun benizlerimiz aydınlanacak
Bazen gül gibisin içimde coşup açan
Bazen diken gibisin kalbime batıp acıtan
Bazen umutsun hayallerime katık yaptığım
Bazen mutsuzluğumsun
Aynaların arka yüzüne bakan
Kelebek kanatlarında baharın sevincisin
Ne sevgiye ait bir şey var kalbinde
Ne de bedeninde ruh
Kafanın içinde kendinden başkası yok
Kalmamış güzelliklerden yana sende bir eser
Ağaç kurumuş,odun olmuş misali
Tütüp gideceksin bir bacadan
Hey bilinmeyen yolculuklarımın arkadaşı
Sebepsiz ayrılığımızın gizemli oyuncusu
Dayan yokluğuma
Her şeyi unut diyorsun
Bir varmış bir yokmuş gibi
Zaman değirmeninden geçen zamanda
Gece yarısı
Saat kim bilir kaç
Dolaşıyorum şehrin sokaklarında
Yalnız ve ümitsiz
Üstüme yağan kardan habersiz
Yalnızlığımı yaşıyorum
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!