Hayret ediyorum bu hayata tutunanlara,
Bir yalana kanıp o yoldan ayrılmayanlara.
Hem seven, hem çok sevilenlere…
Özendim doğrusu,
Yerlerinde olmak isterdim.
Gök bağırıyor bu gece;
Ağzından salyalar akıyor litrelerce.
Kimisi korkuyor, kimisi meydan okuyor gizlice;
Dinliyorum sadece… Vardır bir yarası bu gece.
Bağırarak feryat ediyor belki de,
Sanki bilmediğim diyarlarda, kimsesiz bir başımayım;
En yakınım bile yabancı geliyor bu sıralar bana.
Yolumu kaybettim yine, Albayım; bulamıyorum harita…
Yolum olsa dahi, geçemiyorum o taraflara.
Felçli bir beden nasıl tutsaksa,
İhtimaller insanı yaralayan
Yoksa vazgeçer insan yaşananlardan
Gidince hep güzel şeyler mi hatırlanır
Gelmez mi akla hiç kötü yaşananlar
Karadeniz Gibiyim
Kimi zaman duygulu, ağlayan,
Kimi zaman karamsar, gri yaşayan.
Güldüğüm de olur çoğu zaman,
Ama sahte ,hemen gözümden düşer damlalar.
Garip havalar bugünlerde;
Neye elimi atsam kuruyor bu gecelerde.
Ben miyim her şeyi böylesine yaşayan?
Sanki ölü bir ruh var bedenimde…
Zorlanıyorum ben böyle günlerde.
Kanım öyle bir kan ki dünyaya hükmetmiş,
Asya’dan doğmuş, Anadolu’da kükremiş.
Hainleri ezmiş, al bayrağı yükseltmiş,
Benim atam Mete Han.
Dar günde kalkmışlar, yarmışlar dağı,
Düşüncelerim kar tanesi gibi.
Kimi zaman yağmur ile, kimi zaman yalnız.
En güzeli yalnız olan;
Tadında olunca mutlu eden,
Abartınca felç bırakan.
Bana neden bunu yaptın hayat?
Neden attın beni bir köşeye,
Neden bu karda kışta
Yapayalnız bıraktın bir kapı önünde?
Ulan, ne vardı
Çıkıyorum sessiz, kimsesiz sokaklara;
Savaşım bitmemiş, delirmiş hâlimle.
Kalbimde bir sızı, beynimde bir boşluk;
Yürüyorum durmadan mahşere yanaşan yollara.
Soluklanıyorum, kilitleniyorum bir kuşa;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!