MESİH – MEHDİ BİLİNCİNİN UYANIŞI
Mesih ve Mehdi, tarihin eski çağlarında dışsal figürler olarak tasavvur edildiler. Kıtlık, savaş, işgal, kaos ve adaletsizlik çağlarında insanlar, gökten inecek bir kurtarıcıyı beklediler. Oysa beklenen hep dışarıdaydı; güç ise içerideydi.
Modern çağda bu farkındalık yavaş yavaş doğuyor:
Kurtarıcı kişi değildir; kurtarıcı bilinçtir.
Bu bilinç, insanın kendi içindeki gölgeyi görmeye başlamasıyla, karanlığın kaynağını dışarıda değil kendinde fark etmesiyle, suçlamaktan sorumluluğa geçmesiyle başlar.
1. Uyanışın İlk Aşaması:
Bekleyenden Üretene
İnsanlık uzun bir süre “biri gelsin bizi kurtarsın” psikolojisinde kaldı. Bu psikoloji şu üç sonuç doğurdu:
Sorumluluk devri,
Oyalayıcı umut,
Pasif bekleyiş.
Oysa Mesih–Mehdi bilincinin uyanışı şu geçişle başlar:
Beklentiden iradeye, pasiflikten eyleme, teslimiyetten özgürlüğe.
İnsan anlar ki:
Hiçbir dış figür, iç dönüşüm olmadan dünyayı değiştiremez.
2. Uyanışın İkinci Aşaması:
Bireysel Dönüşüm
Mesih–Mehdi bilinci, bireyin içsel mekaniğinde tezahür eder:
Vicdanın güçlenmesi
Ahlaki sezginin keskinleşmesi
Adaletsizliğe duyarlılık
Doğruyu savunma cesareti
Nefsten bilince geçiş
Bu aşamada insan şunu kavrar:
Karanlığın kaynağı dış sistem değil, insanın iç sistemidir.
İç sistem dönüştüğünde dış sistem de dönüşür.
3. Uyanışın Üçüncü Aşaması:
Kolektif Bilinç
Mesih–Mehdi bilinci bireyde uyanır; toplumda çoğalır.
Bu uyanışın işaretleri şunlardır:
Hakikat arayışının artması
İnsanların sorgulamaya başlaması
Yalan ve yozlaşmaya karşı direniş
Adalet talebinin yükselişi
Sınırların değil dayanışmanın önem kazanması
Bu kolektif uyanışta Mesih/Mehdi artık tek bir kişiye indirgenmez:
Kurtarıcı tekil değil çoğuldur.
Kurtuluş kişi değil süreçtir.
4. Son Aşama: Bilincin Zuhrudur
Gelenekler “zuhr”ı gökten iniş gibi anlatır. Oysa modern bilinç perspektifi şunu söyler:
Zuhr, gökten değil kalpten olur.
Bir bilincin zuhur etmesi demek:
Yeryüzünde adalet duygusunun köklenmesi,
Merhametin dil olması,
Etik ile aklın birleşmesi,
Bilimin hakikatle barışması,
İnancın özgürleşmesi demektir.
Bu noktada Mesih–Mehdi figürü şu anlama dönüşür:
İnsanın içindeki ışığın toplumsal düzleme çıkması.
Yani zuhr, kişinin değil bilincin zuhurudur.
SONUÇ: MESİH–MEHDİ BİLİNCİ
Mesih–Mehdi bilinci yaratıcı kudretin insanda açığa çıkışıdır.
Bu bilinç şöyle konuşur:
“Çaresizseniz, çare sizsiniz.”
“Dışarıda beklediğiniz sizde gizlidir.”
“Kurtuluş yukarıdan değil içeriden doğar.”
“Aydınlık gökten inmez; içten yükselir.”
Son kertede:
Mesih–Mehdi bilincinin uyanışı, insanın kendi özünü fark etmesidir.
Bu olduğunda kişi ayrı, toplum ayrıdır. İnsanlık da yeni bir faza geçer.
Kayıt Tarihi : 24.1.2026 12:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!