Mesafeler engel değil sevene
İnsan içindekini hep özlermiş
Hasret ateş olur düşer güvene
Gönül sevdiğini her an gözlermiş
Yollar uzun olsa ne çıkar sanki
Murat yüreklerde dinmez bir yankı
Ruhumda fırtına kopsa da inan ki
Dilim en derinden "o" diye inmiş
Gözden uzak olan gönülden ırak
Olmazmış sevince hüzün son durak
Vuslat hayaliyle dünyayı bırak
Aşk sabır mülkünde çile örermiş
Arada dağlar var, ucu bucağı
Yürek kanat çırpar, arar ocağı
Sevgi tükenir mi, aşkın kucağı
Seven her nefeste bir iz sürermiş
Hayalin karşımda, can bulur resim
Sana ulaşmaktır yegâne hevesim
Kesilse dünyada feryadım, sesim
Ruhum ten içinde seni beklermiş
Aylar yıla döner, geçmiyor zaman
Hasretin dumanı, her yan toz duman
Aşka düşenlere vermez hiç aman
Kader her sayfada hüzün dermiş
Gurbet elde kalmak zordur bilesin
Gözümdeki yaşı sen mi silesin?
Dilerim Mevla’dan yüzün gülesin
Seven sevdiğini nurla bezermiş
Papatya saflığı sarsın her yanı
Bir gül gibi sakla, atan bu canı
Mesafe dediğin bir anın hanı
Sadık olan her dem vuslat sezermiş
Aşkın deryasında yorgun bir salım
Tutunacak ancak sensin tek dalım
Sana çıkmıyorsa neyleyim yolum
Gönül gurbetlerde sensiz gezermiş
Ankara’da doğan güneş sönse de
Çorum ellerinde dertler dönse de
Ülkümüz bir ömür baki kalsa da
İnsan mahşere dek aşkla pişermiş
Garip Murat der ki; hasret bir çile
Dökülür mısralar, gelince dile
Sevda biter sanma, gidilse öle
İnsan mahşere dek aşkı özlermiş.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 17:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!