1994 Bitlis doğumlu
Adını bilmediğim bir kadına,
Adını bilmediğim bir şehirden,
Adını bilmediğim bir şehre,
Adsız bir mektup yazdım.
Adı konmamış bir hikâyeydi,
Mürekkebin kâğıtta bıraktığı iz.
Yeni yetme bir cahilim.
Sokratesle şarabı hiç içmedim.
Madem cahildim.
Kendimi bilecektim.
Zira, Sokratesle şarabı hiç İçemeyecektim.
Sessizlik üzerine, uzun süre sessizce sustular.
Bazen kadın, sessizlik üzerine susuyor.
Onun susması bitince,
Erkek başlıyor sessizlik üzerine susmaya.
Bir karınca yürüyor
Bir metropol sokağında
Bir başına
Bir adım atsa zelzele olacak
Bir kıyamet kopacak
Bir kadın korkudan
Yıldızlı gecede.
Dilek tutmam için.
İntihar etti bir yıldız.
Gezegenler durdurdu.
Güneş şimdi sönmek üzere.
Bir sabah, uykunun en tatlı hâlinden kaldırıp bizleri,
ansızın asmaya götürecekler.
Onlara bu hakkı veren bizleriz.
Urganı diken de,
dar ağacını kuran da
bizleriz.
Sevgilimin küçük ayakları vardır
Dolaşır evimin bütün parkelerinde
Söz konusu sırtımı çiğnemek olduğunda
Biliyorum
Küçük kalır
Yine de o küçük ayaklarını seviyorum
Kim ki sevda uğruna ölmemiş
Kim ki annasına tapmamış
Kim ki dost uğruna kurşun yememiş
Kim ki bir tas su ikram etmemiş
Kuşa,
Kediye,
Ölüme razıydım.
Tanrı biliyor.
Seninle baş koyduğum yastıkta,
Ölüme razıydım.
Tanrı buna razıydı.
Ve tıka basa kalabalıklardan; üryan yalnızlıklar kalır geriye.
Gece tenhasının; en kuytu sokağında.
Saklambaç oynamaya başlar insan,
yalnızlığıyla.
Önüm, arkam, sağım, solum...
YALNIZLIK.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!