Gölgeler aslını bulunca gece o zaman diner
Sanki her köşe başını tutmuş kara ifritler
Masa mermer bir tabut, lamba sönük bir fener
Varlık denen bu rüya bir akşam böyle söner
Söyle sen ben misin yoksa ben miyim senin gölgen
Kurtar beni artık bu dar bu karanlık tünelden
Ak yeleli boz atlar bilmem ne gün döner seferden
Ufukta toz ve duman bir hüküm iner göklerden
Diz çöksün karşımda tarih, eğilsin sarp dağlar
Bu lanetli mirası ancak çeker omuzlar
Uyan ey koca dev uyan seni bekler asırlar
Yıkılsın köhne dünya, devrilsin soytarılar
Geceyi yorgan sarar, saatler cellat bekler
Pas tutmuş adımlarım sürgün edilmiş izler
Bir çağ taşır omuzlar eğilmez bak bu dizler
Hakikat ağır yüktür, taşımaz meşin yüzler
Bileklerde prangalar zihinde sefil bir esaret
Hangi çölde can verir kan kokan o maharet
Gece çöker üstüme dikiş tutmaz bu zillet
Kustu nihayet toprak üç yüz yıllık bir cinnet
Bir çağ devrildi sırtımdan, iz kalır avuçlarda
Hangi hüküm ne çizdi, o mana ressamında
Bir an donar gözlerim kan tutmuş dudaklarda
Bir hakikat saklıdır mermerden sandıklarda
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 16:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!