aynı toprağın teninde uyandı parmaklarımızın yağmuru
çocukluğumuzun büyümeyen düşlerine yalan bayramlar giydirdik
unuttuk üzerimize göbek bağından bulaşan öksüzlüğü
mahçup bakışlarımıza zincirlenmiş merhametler yükledik
sildik içimizden açlığa oruç tutan o yaramaz gururu
bildiğimiz bütün duaların dilencisi olsak da arınamadık
derin girdaplarına kapıldık ihtiyar lekeli ırmakların döküldüğü
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta