Ben sana sevdalıydım..
Sana akışına ırmakların..
Kıyılarıma vuruşuna hırçın ya da narin..
Fırtınalarımı dindirmeye sende..
Sığınılmayı bekleyen bir liman olmaya sevdalıydım.
Gece yakamoz aydınlığına,
Ömrüm, vefa edecek mi bilmiyorum…
Her harf,her kelime kayıtlara geçmekte!
Ve…bir sonsuzluk rüyasından uyandım dün gece…
Titreyen elim,ayağım değil;
Utangaç ruhumdu can çekişmekte…
'Yolun doğrusuna götürüyorsa gayesi insanı,
Elbet doğruyu insana getirmeyi bilir..'
Bunca zaman sensizliği yaşarken,
İçimdeki seni ararım..elimde değil..
Bir daha kaybedersem nazlı yarimi
Yaşamışım,ölmüşüm….gözümde değil
Gözümde değil anmasınlar adımı
Bir yağmur damlasının içine gizledim,
Seninle dostluğumuzu..
Her yağışımda ıslatıp sarıya kaçan saçlarını,
Yürek yangınına deva olsun diye…
Koşup dışarı,yalnız sokakların
Serseri rüzgarlarına sarılmadan sen;
Esir bir şehrin yürek mahkumlarıyız
Yolculuklar yürekten yüreğe
Kavgalar kıyametler yine aynı şehrin içinde
Aslında hep aynı kubbe altında
Aynı nefeste beraberiz,paylaştığımız aynı atmosferde
Aslında bütün ayrılıklar
Ben aşka giydirdim yanlızlığımı
Hiçbir kalabalık giremedi aşktan olmayan
Aramadım sormadım yalın'ızlığı alıp da gideni
Aşka eğildim,aşikara eğmedim boyun
Bir giz bir gizem ardına gizlenmedim
Aşkın esrarına boyandı rengim,
hayat
aslında en uzun cümlemiz..
yazmayı bilsek okumayı
okumayı bilsek, yazmayı beceremeyiz…
hayat
Sessizliğimin ellerinden tutmalı varlığın..
Ve geceyi aydınlatan tek ışık olmalısın “Sen”.
İçeme o ışığı koymasaydın…mum olmak olmazdı gayem…
Tükeneceğini bile bile aydınlıklara filizlenen…
mıknatıs misali çeker yüreğim acıları...
bir dinleyen olurum,bir söyleyen..
bu izbe şehirde kaybettim hatıraları
şimdi oldum yokların sesini dinleyen..
mıknatıs misali çektim içime tüm ahhları
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!