suyun ucundan tut Teo
birazdan babam kalkacak yüreğimden
abdest almak için...
çok ileri gittiğim söyleniyor
korkunç atları geçtiğim
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Baba, sırtını dayadığın dağ
Yanından gardaş gidebiliyor mesela
Galudan tutulan el nasır
Bir avuçluk üzüm anadan ziyan olmasın diye ziyan olan hayattan...
Selam olsun kaleme...
Ayrılık avlumuzun kapısını gıcırdatmamıştı daha
Nar ağacımızın meyvesini yerken
Rengi kederi anımsatmıyordu hiçbirimize
Gözlerimi arayan bir babam vardı pencerede
Ellerimi tırmalayan bir kedim
Gün boyu süründüğü ayaklarımı
İstemezdi gece
Sırtını yaslardı göğsüme
Yaslanmak
Ömrüme biçilen Tanrı cezası
Babam şefkati uyutuyor toprak altında
Ben hala kazıyorum sevgili Abdulkadir
Bir sizi okudum bir kendi şiirimi
Sarıldım sıkıca şiire
Tebriğimi bırakayım
Selam ile...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta