Uzun uzun baktı şişe dipli gözlüklerinin ardında dar sessiz sokağa. Çizgili pijamalarının içinde iskelet gibiydi. Sırtı hafiften kamburdu. Başındaki beyaz takkesi griye çalmıştı. Cılız ayakları terlikte adeta kayboluyordu. Başını mutfaktan yana çevirdi, yavaşça.
Memnune çorbamı ıstın mı?
Getiriyorum diye ses geldi
Sonra yavaşca kapı açıldı
Önündeki sehpaya baktı
Buğusu çıkıyordu çorbanın
Sağol Memnune sağol
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime



