*Sevgilim,*
Sana bu mektubu sahil kasabasındaki eski ahşap masanın başında yazıyorum. Karşımda deniz, yanımda yarım kalmış bir çay, içimde sen varsın. Kalem elimde ağır geliyor çünkü ne yazsam eksik kalacakmış gibi hissediyorum. Ama susmak da olmuyor. İnsan sevdiğini içinde taşıyınca, bir yerden taşmak zorunda kalıyor.
Bir sahil kasabasında başladı her şey dediğimde abartmıyorum. Büyük şehirlerin gürültüsünde insanlar birbirini duymuyor. Burada ise rüzgarın fısıldadığını bile duyuyorsun. O rüzgar bir akşam senin adını getirdi bana. O günden sonra her esinti senin sesin gibi geldi kulağıma.
Bir inadım kaldı eskiyip değişmeyen,
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım
Devamını Oku
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta