Mekânı cennet olsun...
Ulan ben senin toprağına fatiha değil,
Kendi cehennemimden yangın taşıdım!
Hangi duaya sığar senin bende kalan ahın?
Hangi cennet yıkayabilir ellerimdeki bu kimsesizliği?
Şimdi tutmuşlar, "Mekânı cennet olsun" diyorlar...
Bilmiyorlar ki kadın,
Sen zaten bu deli adamın göğsünde bir cennettin;
Ben o cennetin kapılarını kendi ellerimle kilitledim.
Toprağın altıymış... Ne fark eder?
Ben seni yaşarken gömdüm bu aklın kuytularına,
Her gece hatıranı diriltip diriltip vurdum!
Seni dünyada incittiler, bilirim.
Belki en çok da ben kanattım o narin gülüşünü.
Şimdi hangi melek silecek senin gözündeki o son buğuyu?
Hangi makam ağırlayabilir benim sensizliğimin ağırlığını?
Mekânın cennet olsunmuş...
Benim her hücrem cehennemken,
Sana cennet dileyen bu dilim gazabımdır benim!
Gittin işte.
Bütün alfabeleri arkanda yetim bırakarak gittin.
Ama sanma ki bitti bu kavga, sanma ki kapandı bu defter!
Sen o sonsuz huzurun kollarında uyu kadın,
Ben senin helalliğini hiçbir duaya vermeyeceğim.
Adın geçtiği her dizede bir mısra daha çıldıracak,
Bu deli şair, mürekkep yerine kendi kanını damlatacak kağıda:
"Seni sevmeyenin mekânı cennet olsa ne çıkar,
Sen benim içimde öldün ya...
Bundan büyük kıyamet mi var?"
Kalpte ölenin
Mekanı cennet mi olsun
Kayıt Tarihi : 11.08.2026 21:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!