Yürüyorum karanlık sokaklarda başım yukarda,
Gözler buğulu ama ağlamıyorum inadına.
Selama durmuş sokak lambaları her iki yanda,
Geçen aşığı selamlıyor gece bekçileri.
Aynı halkın sıradan çocuklarıydık,
Fakat ayrı lisanlar kullanırdık biz.
Evet, aynı dünyanın insanlarıydık,
Ama farklı rüyalar görüyorduk biz...
Ben artık bir yangın yeriyim
Gençliğim hayallerim ve ideallerim
Rüzgarla dört yana savruldu küllerim
Yaprağım kurudu, dalım kırıldı!
Ne mümkün anlatabilmek olanları.
Umarsızca yaşatılanları.
Ya bir kifayetsizlik var üzerimde,
Ya da sesler çok ama çok derinde.
Elveda sisli ve karanlık şehir,
Elveda ruhları satılmış insanlar.
Terkediyorum sizleri bu gece ansızın,
Gidiyorum hayalerimin beni götürdüğü yere.
Hayat bir film sahnesi,
Konusu hicran.
Rolümüz başrol değil,
Rolümüz figüran.
Ve son mutlu son değil,
Yine hüsran, yina hüsran!
Dokun tenime bedenim sen koksun.
Kalmasın hiç varlığım senden yoksun.
Korksun tüm ayrılıklar benden korksun,
Sen yokken bile bende yaşıyorsun.
Bitmedi, hiç bitmeyecek bu masal.
Gitme! Giderek beni bırakma sensiz.
Gidersen eğer, bu can kalır bedensiz!
Sensiz bu can, neşesiz ve nefessiz.
Sensiz bu şehir, bu sokaklar çaresiz!
Gidişin bitişin oldu zihnimde
Kalbimde kaldı o lanetli izin
Artık yerin yok senin kaderimde
Utancısın ortak geçmişimizin
Boş kadehimi şerefine değil,
Deniz mavisi sahil özlemlerimizle,
Atladık sarp kayalıklardan sığ sulara.
Hayallerimiz kadar derin sularda,
Hayatlarımız kadar sert akıntılarla yüzdük!
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!