Mehmet Severcan Gaygusuz İstanbul Fatih'te doğdu. İlk şiir kitabını on sekiz yaşında yayınladı. Yazı ve şiirleri çeşitli dergilerde yayınlandı. 2014 senesinde Genç Yazarlar Derneğinde başkanlık görevinde bulundu. ''Muhittin'' isimli romanında Türkçenin yabancılaşmasına dikkat çekmek için yabancı bir harf olarak kabul edilen ''J'' harfini kullanmadı. ''Şehrin Sahipleri'' ve ''Muhittin'' romanları ile yeraltı edebiyatı ve popüler kültür gibi iki farklı görüşe başkaldırı olarak değerlendirildi. ''Bir Gece Bir Genç'' adlı radyo programı düzenledi ...
Aşklar tarihinin Fransız İhtilalidir seni sevişim,
Bir kavimler göçüdür bin yıl sonra yaşanan,
Ay tutulur, güneş kararır, küresel ısınma, nükleer felaket,
Yani vaktimiz az ve gittikçe azalıyor,
İçimde tutmayı sevmem bilirsin;
Bana kalsa saatler icat olmazdı,
Öyle ateşler vardır ki izlerken yanarsın,
Ne kuşların sesleri kalır hafızanda,
Ne mehtaplı gecelerin zarifliği,
Ne bir insan, ne bir tanıdık, ne bir ses
Öyle ateşler vardır ki izlerken yanarsın.
O gün yağmur bir başka yağıyordu,
Cihangir'de bir merdiven aralığında,
Şehzade Cihangir görse ağlardı halime,
Veya demokrasi vücut bulsa asardı kendini.
O gün yağmur bir başka yağıyordu,
Ellerim pamuk, ellerim çiçek, ellerim hacimsiz,
Bulutlarla aynı maddeden, gülün kokusuyla aynı.
Ellerimi toprağa tutar, toprağı görürüm
Gökyüzüne tutar, maviliği görürüm.
Bu şehrin bir sokakları vardır insanı çıldırtır,
Toz bulutları dolaşır tepende içini daraltır.
Yeni doğmuş bebeklerinde dili vardır,
Neden bu şehirde doğdum diye haykıracaklardır.
Mecnun sevmeye devam eder Leyla ölse,
Kızıldeniz bin kez ayrılır ikiye Musa'yı görse,
Hitlerden ressam olur mesela,
Hiroşima da çiçekler açar,
Gözlerim sürekli göklerde,
Bu yüzyıl böyle olmamalıydı,
Tam ve net bir tepkisizlik hali,
Ne sıcak, ne soğuk, ne rüzgar,
Önce her şey var olmuş,
Sonra birdenbire kaybolmuş gibiydi,
Bir ölünün gücü neye yetiyorsa,
Yeryüzünün heyecanlı gözüken ama solgun delikanlıları,
Avuçlarında parçalanıyor yarınları,
Ne umut, ne tebessüm, ne dua
İki laflarından biri ''keşke'' diğeri ''ama''
Yeryüzünün gülen ama öfkeli kadınları,
Zaman baharatlar gibi kokar, mısır çarşısını andırır
Çarşılara gider insanların yüzlerinde seni ararım.
Senden bir iz var her şeyde,
Karanlık ve ıssız yerler bile,
Eğleniyorlar kendi halinde,
Bir şarkı, bir türkü, kocaman gülüşler,
Sen yarattın diye bu umudum,
Ama anlatırsam yüreğim kuş olur.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!