Şu dar günlerimde seni düşünüyorum
Zira ufukta sana kavuşamamak var
Bir anlayabilsen şu halimi
Nasıl tarifsiz acılar çektiğimi
Ve içimin kor alevlerde nasıl yandığını
Ve hala küllenmeyişini
Ve şimdi bütün kuşkuların sen de kalıyorken
Bense bütün korkularımla uzaklaşıyorum senden
Başka bir limana yelken açmak kadar içimi açıtıyor bu gidiş
Biliyorum bu son ilk son değil aslında
Zaten beni yoran ve yaralayanda bu
Çünkü her gidişin sonunda
Yürüdüğün yollar taşlı dikenli mi
Aşkın bana uzak mı engelli mi
Tanımadan seni sevmek ne mümkün
İmkansız aşk mı sen mi aşka küskün
Devrilmiş kadehler gibiyim
Başıboş terkedilmiş viraneler gibiyim
Issızlığımda incin top oynamakta
Ben ise beyhude bir çaba gibiyim
Kutlu olsun bugün sana
Yerleşikten uzak
Ve seni gördüğüm güne
Ve seni sevdiğim güne
Ve senden sonra geçen günlere
Lanet okuyorum
Susuyorum
İmparatorlukların yıkılışını gördüm bu topraklarda...
Burç burç yıkılırken saraylar,
''Makedonya erkekleri gün savaşma günüdür! ''
Diye haykıran Büyük İskender`in sesi...
Yıkılan şehirlerin seslerine karıştığı anda;
Tozla duman oldu İskenderiye`ler...
Uyut beni bir gecenin koynunda
Uyandır beni bir ömür geçtikten sonra
Ve bir bebekmişim gibi hazırla beni hayata
Ama asla bir masal anlatma
Zira karnım tok masallara
Kayıp kentler arasından yürüyorum ütopyalarımın başkentine,
Elimde sihirli bir değnekmiş gibi asa;
Vuruyorum karşılaştığım kentlerin kapısına...
Kapıyı açanlar ise bilmediğim bir lisanla;
Sorgusuz sualsiz buyur ediyorlar beni hanlarına...
Dünya sadece senden ibaret değilmiş,
Meğer ben ne acınacak haldeymişim ki;
Bunun şu günde farkına varıyorum...
Çok şeyleri alıp götürmüşün benden...
Ve isteyerek bir insana ancak bu derecede zarar verilebilirmiş;
Şu an itibarıyla bana yaptıklarından anlıyorum bunu ben! ..
Gidecek olan şimdi gidiyor ve beni bana bırakıp;
Yalnızlığı bana sevdiriyor!
Hey!
Kendim kadar iyi bildiğim ve tanıdığım yalnızlık,
Şimdi sana hak veriyorum çünkü yokmuş senin gibi vefalı bir yar!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!