Bu akşam bitti hiçin hükmü,
Yeni bir sayfa açıldı hayatımda çünkü! ..
Bazı köprüler nasıldır bilir misiniz?
Yürüdükce hayatınızın özetini bir kısa film metrajında izliyor gibisinizdir...
İşte öyle köprülerde yürüdüm zaman zaman bitirmek için hiçin hükmünü! ..
Sesinden münezzeh değilim aslında
Ben ben olmaktan
Sen ise aşık olmaktan
Korkar olmuşuz esasında
Korkularla geliyoruz
Toprak susamıştı yağmura
İklimlerden yaz!..
Ve kurak ...
Biraz da çatlamış toprak;
Saçların gibi sap sarı!
Sevmekten vazgeçersem seni
Gülmesin gözlerim emi
İste beni Tanrı`dan bir dilek gibi
Benim seni her gün istediğim gibi
Olmayacak dua değil bizimki
Yürekler bir olsun yeterki
Seni sevmekten yorulmuyorum
Öyle ki gün yirmidört saat
Ben üşbeş saat uyuyorum
Her saat başında adını sayıklıyorum
Bedenim tarifsiz bir heyecan içinde
yanlızlığıma kaldırdım bugün kadehimi
eskimiş anason kokan kadehlerle
demledim yine ben maziyi
hani yenilerde hayır yok ya
ne varsa eskilerde var
eskiler ise unutmuş beni
Seni özleyince umut yolculuklarına çıkıyorum,
Yüreğimin götürdüğü yere kadar gidiyor umutlarım...
Umutlarım en son yolculuğumda beni karşılamanla dolu!
Bilmiyorum hala bekliyor musun beni?
Ama ben en çok bu ihtimali düşündükçe varoluyorum!
Önce beni unut sonra kendini
Ben yokum artık rüyalarında
Dün bugünde kalmıyor bazen işte
Sil gözyaşlarını sakın ağlama
Unutmak işlesin düşüncelerine
Yıllardır seni özleyerek geleceğin günü bekledim
Bir sevgisizlik döndüsünün içinde
Seni sevmeyi umut ederek seni yüreğimde sakladım
Ütopyalarla örülü şu yaşamımda
Ütopyam olmayışını umarak
Hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir hayalin peşinden koşarken;
İbret alınması gereken yaşanmışlıklarımı hatırlamak istiyorum her adımda!
Ve hatırladıkça da;
Birçokları gibi sarmak istiyorum kanayan şu soyut yaralarımı!
Ve her derdin devası vardır diyerek sarıldığım:
Hani şu denize düşüp de yılana sarılan biçare insanlar gibi;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!