Büyük lokma ye de, büyük konuşma!
İyi düşün, boş sözlerden uzak dur.
Öyle her gidenin peşinden koşma
Yanlış yoldan, ham izlerden uzak dur
Doğruyla dost ol da, eğriden ayrıl
Şelale üstünde bir yalçın kaya
Bir kayaya baktım, bir uçan suya
Yavrumu kopardı bir taş parçası;
Aktı gözyaşlarım karıştı çaya.
Nasıl sabredeyim, nasıl durayım
Genç hanım alırsan ahir ömründe,
Kesilir takatin erken göçersin.
Hele, birde olmaz ise emrinde
Yaşamaktan bıkar, candan geçersin
Evlendiğin kadın olursa sütsüz
Gökyüzünün sultanları,
Yüzer Sultan Sazlığı’nda.
Gel de, seyreyle onları,
Gezer Sultan Sazlığı’nda.
Gün aydınlatır düzlüğü
Aman kardeş, her kişiye güvenme
Mert adam sandığın, avrat çıkıyor
Adamı iyi seç, sonra dövünme
Şu ömürde çok az fırsat çıkıyor
Devir mi değişti, zamanda mı suç?
Sırrını dersen birine;
El âleme ayan olur.
Üzerine çullanırlar;
Emeğine ziyan olur.
Fayda ummaksızın öven
Çıkıp şu dağların en yükseğine
Yosunlu kayaya yaslanacağım
Tutkunu olduğum kır çiçeğine;
El sürüp, koklayıp, sesleneceğim
Doyacağım kekliklerin sesine
Namaz, ruhun gıdası, dertlerin ilacıdır
Peygamberim buyurdu, müminin miracıdır
Bir zamanlar külhanbeyi yaşardı
Baba mirasını saçtı, savurdu
Palavrayla dolar dolar taşardı
Saman hararından boldu avurdu
Hayatta yok idi gamı, tasası




-
Abdulkadir Yardım
Tüm YorumlarMehmet Hocam a selam ve saygılarımı sunuyorum. başarılarının devamını dilerim..