Nasıl güleyim ki, dert dizi dizi
Gül demekle gülünmüyor Şahsenem
Yara geçse bile, kalıyor izi
Aşk yarası silinmiyor Şahsenem
Gönül derdi benzemiyor oyuna
Elma almak için geldin
Sahip oldun bir uşağa.
Şamar oğlanı mı sandın?
Yoksa beni, Ali ağa
Aradığın ben değilim
Nice hükümdarlar bırakıp gitti,
Şöhrete, makama, mülke kanma ha.
Varlıklı mağrurlar eridi, bitti;
Dünya malı bana kalır sanma ha.
Hiçbir kimse ortak olmaz zarara.
Hayırda yarışır, insanı cömert;
Kadim şehir, vefalı yurt Kayseri
İş kurar, çalışkan, azimli ve mert;
Kadim şehir, vefalı yurt Kayseri
İnsanları sever olgunu, hamı
Büyük lokma ye de, büyük konuşma!
İyi düşün, boş sözlerden uzak dur.
Öyle her gidenin peşinden koşma
Yanlış yoldan, ham izlerden uzak dur
Doğruyla dost ol da, eğriden ayrıl
Şelale üstünde bir yalçın kaya
Bir kayaya baktım, bir uçan suya
Yavrumu kopardı bir taş parçası;
Aktı gözyaşlarım karıştı çaya.
Nasıl sabredeyim, nasıl durayım
Gökyüzünün sultanları,
Yüzer Sultan Sazlığı’nda.
Gel de, seyreyle onları,
Gezer Sultan Sazlığı’nda.
Gün aydınlatır düzlüğü
Genç hanım alırsan ahir ömründe,
Kesilir takatin erken göçersin.
Hele, birde olmaz ise emrinde
Yaşamaktan bıkar, candan geçersin
Evlendiğin kadın olursa sütsüz
Aman kardeş, her kişiye güvenme
Mert adam sandığın, avrat çıkıyor
Adamı iyi seç, sonra dövünme
Şu ömürde çok az fırsat çıkıyor
Devir mi değişti, zamanda mı suç?




-
Abdulkadir Yardım
Tüm YorumlarMehmet Hocam a selam ve saygılarımı sunuyorum. başarılarının devamını dilerim..