Deniz o gün yalnızca deniz değildi.
Karadeniz, sanki yüzyıllardır içine attığı öfkeyi
dalga dalga kıyıya kusuyordu.
Gökyüzü kurşun rengiydi.
Karanlık dağıldı, şafak söktü bak,
Eğilmez bu başlar, yüzler pirüpak,
Göklerde süzülür, şanlı al bayrak,
Özgürlük ruhudur 23 Nisan.
Emanet sizindir, aydınlık yakın,
“Adalet”
Emaneti ehline, verin diyor Yaradan,
İnsanlar arasında, adaletle hükmedin,
El-Adl bir adı da, El-Esmâü'l-Hüsna’dan,
Mutlak adalet O’nun, O Ahkemü’l-Hâkimîn.
Bu kapı sırlı kapı, toplanın Atatürk’ler,
Üniter, Ulus Yapı, Kızılelma ve Türk’ler..
“Amansız” indi vakte! Bozkurt’ta vücut buldu,
Kanla bağlıyız akte, diriltti Karakurdu…
Nizam şaştı sananlar, sessizliğe! de baksın,
Amansız…
Maziden kuvvet alır, namustur istiklâlin,
Susarsanız ey millet, karanlık istikbâlin,
Bir kimlikle bin hesap, perde perde oyun bu,
Kim kukla, kim efendi; tarih yazacak bunu.
Ferman-ı kat‘î indi, yüce Tanrı dağından,
“Amansız” zuhur etti, kutlu Ata çağından,
Devr-i fâsık, haini, boğulacak kanından,
Yürüyüşün menzili, Kızılelma ve Turan….
Zalimler için azap, geliyor hem de yakın,
“Amansız Türk”
Baş eğmeyen duruşun, alâmetifârikan,
Âhir zaman vuruşun, bir hikmeti harikan,
Namertlere kuruşun, silahındır ulvî kan…Enkaza çevirdiler, yağdı suç üstüne suç,
Ne çamlar devirdiler, soracak “Amansız”güç…
Beklenen o sır kapı, ardına dek açıldı,
Karanlık o şer yapı, ortalığa saçıldı,
Yutacaksınız hapı; sanma, ipten kaçıldı?
Görünmez bir el gibi, dokunacak yaraya,
Vakti gelen hâini, çıkaracak daraya!…
Canlandı kadim zaman, tarihî asil duruş,
İhanete yok aman, “ama”sızdır bu vuruş,
Geri sayımda, her an, yaşanacak kurtuluş…
Ne kaçacak bir yer var, ne saklanacak perde,
Olacaklar tarumar, boğulacaklar şerde…
Kuruluşun gider milattan önce yüzyıla,
İnsanlık tarihin, uzanır ta kırkbin yıla,
On dokuz ilçe, dokuzyüz küsur mahallenle,
İhtişamlı, yirmi bin kilometre karenle…
*******************************************




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!