Kızıl, her taraf kıpkızıl
Adım başı et
Adım başı ceset
Kan damlıyor
Kilisenin çanından
Arz-ı mevud’ un ortasına
Asırlık bir ev gördüm, seyre daldım,
Gökyüzünün mavilikleri düşmüş camlarına,
Bir çocuk gülümser pencerenin arkasından,
Saçları mısır püskülü, gözleri mavi.
Evin ihtiyarlığına inat, filizlenmiş yeni bir hayat
Akıp giderken zaman hey hat,
Kafa karıştıran, keşkedir hayat.
Bahçesindeki ihtiyar çınara inat,
Filizlenir taze bir can omuzlarında bu evin.
Eski dostlar demir almış bahtiyar,
Yüreğimde fırtınalar
Gözlerimde hırçın dalgalar
Elimde yüreğim
Dilimde sen
Aşkın yangını düşmüş otağıma
Ya ortak olursun bu çıldırtan isyanıma
Bir bardak çay
Bir dal sigara
Biri acılı ciğerimi
Diğeri boş midemi döver.
1999
Çocuk
Suskundu…
Sesini araya çocuk
Konuşamıyordu
Çalmışlardı tüm kelimelerini
Sen gidersin arkandan gelir zülüm
Başın dik olsun
Sensin bu davanın tek fedaisi
Bir şafak vakti ansızın gelir ölüm,
Ilık bir rüzgâr gibi sarar bedenini Azraillin nefesi.
Kalanlar arkandan selama durur
Ne başkası var aklımda
Ne de senden gayrı yar
Gizlimde yok saklımda
Kalbim senin için ağlar.
O gün gittiğin gündü
Ayrılığın ilk anları idi
Acı ile Aşk
İki zıt duyguyu yaşamak ne zormuş Allah’ım,
Kalbimin çarpışı ellerimi titretiyordu,
İçimi öyle bir hüzün kaplamıştı ki,
Bağlanmak san alabildiğine
Suya muhtaç toprak gibi bağlanmak
Kalbimin ortasına saplanan kurşun gibi
Bir damla kana muhtaç can gibi sana muhtacım
Anlamıyorsun ben san mecburum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!