Bir devayım
Kelam kudret bilmez naaşım
Müebbedim
Bir yağmur damlacığının dibinde biriken bulanığım
Pervasızım
Yanım boş uykum yok ben rüyayım
Çığlık susar kalabalıklar
Dinlemeyi gütmeksizin duyuyorlar ismimizi
Bir gökyüzü ki yapraktan yeşillerden halliceyiz
Alaycı iki üç çocuk yaklaşıyor ismimize
Bunca sokak lambasının aydınlatamadığı o yer
Yaşlı yalnız bu ağacın hemen hemen altındayız
Bekliyorum
Bekliyorum
Beş yüz yıldır bekliyorum
Binlerce kez göz gezdirdim onca yıla aya güne
Hiç görmedim suretinin ne eşi ne benzerini
Kör bir martı gördüm onu görünce söyle dedim
Benim adım Baha
Benim adım Baha
Uzağım ben iki göz bir çiçeğimden
Çakıllardan yontulmuşum, ufak ufak birikmişim
Bileğimde zincirimle mühürlendim zımparama
Kağıt kokar gömleklerim
Canım taze
Henüz doğdum yeşilden
İrkilerek uyandım yanı başımda biraz su toprağım kuru
Devasa bir boşluktayım her yerdeyim ama hiçbir yerde değilim
Yapayalnız ve korkunç küçük
Ve üzerimde mutlak sonsuz mavi
Durakların tozlu kaldırımına kiracıyız
Yağmur damlaları kamçılıyor her çırpıda yer yüzünü
Parmaklarımız otomobilin arka camında beni yıkamakta
Kulaklarımızda sokak kapılarının zil sesleri çınlanmakta
Duyarsız bu şarkıların namelerine hapsolmuşuz
Hamza abi söylüyor biz dinliyoruz ıraklarda
Gönül kondu teraziye
Gönül kondu teraziye
İki ölçüldü bir biçildi
Ve dendi demin
Ayağa kalk
Yara bere içindesin
Naralarım kuşatıyor etrafımı
Naralarım kuşatıyor etrafımı
Tek tesellim saç kırıntıların
Her defasında daha da yukarı tırmana tırmana bir uğur böceği geçiyor aklımdan
Göz yaşın toz oluyor ay ışığında
Mahremiyetlerine saygı duymaksızın iki panter basılıyor balkon altlarında
Nar çiçeği
Kırmızı bir nar çiçeği olsam hür dağlarda
Sana gelsem
Seslensem rüzgara
Avutma beni
Bırak incinsin incilerin
Neşem Yok
Neşem yok
Kalbin karanlığında bir çukurum
Dudağının koyusunda bir uçurum
Hayaletler kavruluyor göz pınarlarımda
Maziye sesleniyorum bir buğday
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!