başım
saygıda duran bir dağ
ve yamacında
bir ayıbı örtüyor gibi
ellerim
Güneşin doğuşuna benzer
Bir aşkın doğuşu da
her gelen aydınlık
Bir de karanlık taşır ardında
Belki bu yüzden ,
Kuzey Yolcusu
Ulu bir yağmuru düşürüyor toprağa
sonsuz derinlik
Ekinler boy boy vermiş
Harran ovasında
İpin garabetini,
Bu defa ateş mi aldı?
Hayır!
ateş göze alamadı
bu günahı
Bu şehrin güneyinde seni aramadım, buldum
Duyularımı söküp bedenimden
Sıcaklardan ve gürültülerden beni kurtardın
Bir anlamsızlıktı beni bana soruşun, yine de sordun
Yönleri söküp kaldırdın bu coğrafyadan
Bulurlarsa annelerinin gözyaşlarıyla
Henüz buruşmamış bir kağıdı.
Çiziyorlar, çiziyorlar
Eksik ne varsa bir fotoğrafta
Çizip tamamlıyorlar
Uyandım
Ve bana kurduğun o cümleyi
Göz kapaklarımdan ayırdım
Öznesi orada kaldı
Yüklemi burada
Geçmiş elimde bir anahtar
Kendi kalemini
Kendi kırmış bir adam
Durakların sokaklardan
Büyük olduğunu bilir
lavını sızdırmayan
hangi dağ
ele verir kendini
tam da
atlasıma inandırmıştım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!