Ben bu oyunu bilmiyorum
Bilsem de bilmiyorum
Sen tutarken lobutları
Ben sana bakmayı biliyorum
Bütün sonlar hüzünlü olduğu kadar tanıdık
Yaşamın kıyısındayım
Sonsuzluk burada
Bir dağ yakınlığında
Gök delinmiş doruklarla…
Yer açılmış çukurlarla…
Denklem
Neden
Hep sağırlardan seçilir
Cellatlar?
Ve neden mezarları isimsizdir onların?
Dokuz,
Kuşların dili güzeldir kuşlara
İnsan, açılırken insana…
Ama benim kavgam kalp kavgasıdır.
Birinin susup
Akan bir ırmağa itirazsız bakmasıdır.
... yüreğindekini eksiltmeyenlere…
Birimizin kimi zaman dışı yemyeşil bir bahar
ama İçinde magma diye bir cehennem var
Ötekimizin yüzünde tebessüm
Yalnızım
Ve korkuyorum
Gölgem cesaret versin diye bana
Güneşi aldım arkama
Karanlık, ürkütmez belki seni.
Su kaybediyor akışkanlık özelliğini
Nabız unutuyor atmayı
Dağlara ilk yağmurlar yağarken
Ovada ölecek yaşa gelmiş kızıl güneş
Artık tenleri yakmayı bırakıyor
Şaraptan bir nehir bölüyor bu şehri
Ondan, yan yatması ağaçların
Gövdesi boyundan aşkın bu şehir
Yorgunluğu ondan yarasaların
Gök,sırtında biriktiriyor
Kovulduğum yurdumdan
Gelip sana sığınmışım
Al beni yağmuruna sar
Karışsın suyuna gözyaşım
Bağlayıp yelkovanı akrebe,
Vur zamanı ayağından.
Yak kutupların üzerinde ateşini.
Genişlet denizlerini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!