1988 yılında Seydişehir'de doğdum.Şiirle lise yıllarımda tanıştım.Halen çok iyi arkadaş olduğumuzu düşünüyorum.Aynı zamanda Türkçe öğretmeniyim.
akşamüstlerin hala bahar kokuyor heyhat !
köşeyi döndüm de gördüm yine
şu dilenmeye mecbur bırakılmış çocukları
sokaklar hiçbir vakit kollamadı onları..
çarşı meydanının çiçekçi kadınları
yine paraya değişiyorlar mutlulukları..
Yanaklarında sarı güller açmış sevgilim!
Ardından taze hazanlar mı getiriyorsun
Nedendir yüzünün bu solgun hali
Bizim köyün bağ bozumundan mı geliyorsun!
Parmaklarında güneşin eridiği
gidiyorum dedi
eyvallah.
üşüdü gözleri
buğulu camlarında
bir yolcu otobüsünün
aşkın icadına lanet ettiler
cacabey parkına oturursam
bir eylül de oturur benimle
taburelerin üstüne
kuru bir çınar yaprağı gibi savrulurum hep
uzun çarşının rüzgarlarıyla terme caddesine..
ben bir sokağı anlatacağım
uzun mu uzun
çığlık çığlığa bir sokağı
huzurlu pazar günleri balkonlarından
menekşelerle deniz görünecek.
ve her sabah dükkanını açacak
genizleri hep yakıyor katil zemherisi
istasyon caddesinin
ve köşe başında satranç oynuyor zebaniler
sokaklarda sur'un üflenme korkusu
hayat ateşten biçilen bir gömlektir
bedeni toz toprak olmuş fanilere
Bağımda gonca gülüm soldurdu
Gülü dikeni birbirine kırdırdı
Hem bülbülüm dalıma küstürdü
Gönül ben bu taşkın sellere küskünüm
Kervanımı bizden alıp götürdü
Bekledim yıllarca gelmesini
Yüzüme bir anlık gülmesini
Hiç olmazsa mektubun vermesini
Mektubun geldi amma satırı yok
Eylendik beraber o şehirlerde
bu nasıl bir
yol ayrımıymış
beş yüz yıldır
karşılaşıyoruz seninle
sen paylaşmışsın sevdanı
bir çift göz
Sen dolunay pencerenden
Saçlarını sarkıtmasaydın eğer
Ellerimin altından kayıp gitmeyecekti dünyam
Ve bir uçurum kıyısını anlatmayacaktı şiirlerim
Bu yaşamak adı zulüm değil mi aslında
Yüreğim çoktan atlamış boşluğuna
Küçücük yazıların bıraktığı büyük anlamlar..