Yaş ellidört ömrümün bu son çeyreğindeyim
Geçmiş artık bir rüya anın gerçeğindeyim
Bunca sene adeta göz kırpar gibi geçti
Yarın için bilmem ki neyi bekleyeceğim
Çocuktum düştüğümde kanar acırdı dizim
Unuturum diyerek aylardır bekliyorum
Unutmak ne kelime her vakit özlüyorum
İçimde bir cehennem dumansız yakar beni
Ancak sen söndürürsün, n’olur gel kurtar beni
Beni İsrail'in mermileri değil,
Din kardeşlerimin nutukları öldürdü anne.
Beni ancak sapanımın taşları duydu.
Bir de Mescid-i Aksa gördü anne.
Bir memleket ki sap samana karışmış
Doğru yalana karışmış
Küfür imana karışmış
Gel de sövme!
Tam göbekten iki parça ülke
Belki de bu şiirim bir veda namesidir
Riyakar sevgiliye isyanımın sesidir
Yollarda yitirdiğim onun izinden başka
Aşkımdır ümidimdir gönlümün hevesidir
Varsın kimse görmesin
Hiç kimse duymasın beni
Ben kalbimin en ücra köşesine
Gizlemişim seni
Ellerin diyorum
Siyaha yer açın beyaza elveda
Sular duruldu sırlar uslandı
Kesif bulutlar var havada
Hüzün artık yüreğime yaslandı
Cinnet meclisidir aklın durağı
Şimdi hangi hatıralar
Her bir anı muhteşem zamanlar
Yitti hep yalan oldu
O anılar, yaşananlar
Her defasında
Umut yaşamın kıyısı ve uzakta tenha düşler
Kırık ellerde sevda yenilgisi
Leyla’nın arandığı çöllerde yitirdim seni
Şiirlerimde hüsranımın sesi
Sebepsiz kabusum oldun birden bire
Sokak köpeklerine gülümsüyorum
Bana deli diyorlar
Bilmiyorlar ki seni arıyorum
Parklarda izin yok
Ağaçlarda adın çizili değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!