Teselli etme beni boşuna sahte sözlerle,
Bugün İstanbul fena karşımda,
Martı çığlıkları sancılarıma dokunuyor,
Peşimden geliyor denizin hırçın dalgası,
Nedir bu yüzü olmayan gürültü,
Nasıl bir nehir bu meçhul yol kâbus adına?
Ey yâr! Vuslata ermenin zamanı hangi mevsimle gelip geçti?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



