9 Haziran 1963 Razgrad/BULGARİSTAN
Sebepsiz değildir, dolunaya özenmenin,
Vahaların göbeğinde pişip, şu deme ermesi.
Nimet diye çağırır, şöleni kadimler,
Sümerliler, Akadlar, Asurlular.
Saygı duyarlar, sini gelip giderken ikrama uyarlar,
Ziyafete inanmaya bağlı olarak tamamlıyor,
Öğünlerini tüm faniler de.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta