şevu rojê dınalım ez
xevamı nayê lı vi ciyara
Narı şı eqlu xeyalamı
Narı şı biramı tü cara
Dılu ciğerêm tê heland
Şiir, laf yığını değil,
İçten doğan bir sızı,
Kalpte açan bir yara,
Dilden dökülen bir dua.
yazayim demekle yazılmaz
unutmak mümkün müdür?
Çıkar mı günlümdem hasretin,
Gözümün önünden gider mı? hayalın
Nereye baksam seni görüyorum
Nakış gibi işlenmiş sın kalbime benim
Daha dün gibiydi
Nasıl döndü bilmiyorum..
Ne yapabilirdik ki
Kaç zaman geçti?
Nasıl bilecektir ki
Göz yaşlarım sel oldu
Vakti yok her zaman girdin gönlüme,
Uğruna düştüm derin düşünceye.
Bir an olsun çıkmadın hayalimden,
Gönlümde büyüdün, oldun hazine.
Herkes kendi işiyle uğraşırken,
Belki bugün
Belki yarından yakın
Bir daha gelmemek üzere
ayrılık düşecek günlümüze
Kimseyle
Yediğimiz içtiğimiz mı vardı.
Beklediğim gibi oldu
Hayirsız olmadı
Diyemedim
Yane olacak?
Başka bir şeymı olmalı
Bilmezdın ki nasıl çırpındığımı
Bir defa görsem
Aylarca yemekten kesildiğimi
Durmadan hep hayalınle yatarken
Aşırı tutkumdan
halsızlığımı
Sonbahar yaprağına döndüm,
rüzgârla savruldu her yanım.
Zamanın çarkı öğütüyor beni;
sararıp soluyorum yavaş yavaş.
Gözlerin dokunur hayallerime,
Sonbaharın karamsarlığında
düşüncelere dalan bir siluetinim.
Meğer sonu yokmuş gidişin;
her adımımda
biraz daha yoksunluğun sınırındayım
Biraz daha sessizliğe büründü içim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!