Çaresizce yollara düşersin;
her adımda kocaman bir boşluk büyür içinde.
Ağlamak istemezsin,
göz pınarlarından iki damla yaş süzülür.
Nefes almak istersin,
boğazında bir düğüm vardır; yapamazsın.
Elinden bir şey gelmez.
Umutsuzca bakarsın ardından.
Sadece çaresizliği görürsün.
O yolun hiç bitmeyeceğini anlarsın.
İçine çöreklenen acının dinmeyeceğini hissedersin.
“Geçecek… geçecek,”
deyip kendini teselli etmeye çalışırsın.
Boş hayallere tutunur,
kendini avutmaya çalışırsın.
Mazinin acısı bir türlü yakanı bırakmaz.
Yalnızlığın, çaresizliğin ne demek olduğunu
canın yana yana bir kez daha öğrenirsin.
Bunları bilsen de vazgeçmek istemezsin.
Vazgeçemezsin.
Mağrur başını eğmemek,
dik duruşunu bozmamak için çabalarsın.
Ama artık çok çabuk kırılırsın;
her yanın can kırıklarıyla dolar.
İçinde kopan fırtınalarda
kaybolup gidersin.
Her yeni güne yeni bir umutla başlar,
umutlarının yine suya düşmesinden yorulursun.
Gülüşlerinin kuytu köşelerde kaldığını görmekten
yorulursun.
Ne gün ışığının güzelliğini
ne de gecenin huzurunu fark edebilirsin.
Kendini yalnızlığa mahkûm eder,
ne zamana kadar kaçacağını,
ne zaman tükeneceğini bilemezsin.
Herkesten soyutlar,
kendini cezalandırırsın.
Sonra yalnız kalınca anlarsın:
Meğer ne çok yaralanmışsın
bilmeden…
Kendine üzülür,
sessizce ağlarsın.
Kayıt Tarihi : 22.07.2025 12:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)