Kaybolan yılların şiir dolu geçmişiydik.
Avuçlarımızda kaldı kelimeler,
Yırtıp attığımız şiirler…
Dil ile dudak arasında intihar eden umutlara inat
Mavi şiirler yazmaktı umudumuz;
Ama karaya çaldı kar beyaz düşlerimiz.
Büyümek zorunda kaldık.
Her bir mısra yol,
Her bir şiir yolculuk,
Her bir anı çakıldı çivi misali ayaklarımıza.
Esaret dikenlerini büyüttük gözyaşlarımızla;
Dilimizde özgürlük,
Ellerimizde acı.
Bazen hoyratça attık ateşe,
Bazen savurduk yele.
Prangalar taktık her bir harfe;
Yine de öldüremedik içimizdeki müebbet yemiş şairi,
Susturamadık dilini.
Bir gece, bir acıda kesebiliriz sandık
Hayatın şah damarını;
Ama kestiğimiz hep umutlarımız oldu.
Kıtası ahlarla dolu,
Mısrası gözyaşıyla örülü,
Hecesi yürek yangını,
Her bir noktası yeni bir acının başlangıcı olan
Şiirler peydahladık
Gecenin piç bağrına.
Oysa el değmemiş,
Yüzü açılmamış şiirler uyuyordu
Yastık altında.
Kıyamadık uyandırmaya;
Sustuk,
Öteledik,
Erteledik.
Ama en çok kanadık.
Bir damla gözyaşında yıkayıp
Gömdük yüreğe.
Şiirler öldü…
Biz sustuk, sustuk.
10.02.2026 21:19
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 21:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!