mavi güvercinler gördüm
mavi göklerde
mavi düşleri vardı
mavi göllerde
mavi güvercinler gördüm
mavi umutlarda
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Benim Beyaz Güvercinimde Mavi güvercinine nazire olsun değerli kardeşim. Tebrikler...
BEYAZ GÜVERCİNİM
Dur beyaz güvercinim dur
Soluklan semada
İbret tablolarını seyret
Dâr-ı Fenâda
Dağıttığın perçemlerini topla
Kalabalıkların arkasındaki tenhâda
Dertlerimizi sevelim seninle
Ben söyleyim sen usûlünce hesapla
Seyret beyaz güvercinim seyret
Şemsim ısıtsa da baharı, yazı
Hazanım kucaklıyor cemrelerimi yutan ayazı
Gözlerim bütün renklere mahkum ama
Sadece sende yudumluyor sütten beyazı
Getir beyaz güvercinim getir
Sen kanat çırptığın bütün ülkeleri getir odama
Ben viraneleşmiş gönlümü vereyim sana
Sen lisan-ı hâlindeki zikri vur dilime
Ben kucak açayım dirilişteki ölüme
Sen koynuna biriktirdiğin ak gerdanı ver bana
Ben kara yazgılarımı
Dinmez sızılarımı
Ve hatta bütün ağrılarımı vereyim sana
Uç beyaz güvercinim, uç
Benim göklerim sana dar gelir
İçimdeki ateşler sana zor gelir
Ben yine kapak atayım
Sessiz, kimsesiz, vurgun yemiş akşamlarıma
Yüzümde tipileri essin kışın bütün hırçınlıklarıyla
Sırtıma bütün kayaları yükleyeyim bütün yalçınlıklarıyla
Uç beyaz güvercinim, uç
Yazdan kalan tek varlığım uğur böceğimi de al götür beraberinde
Mavi göklerin beyaz tahtında misafir et onu
Dualar yaz benim için al noktalı kanatlarına
Buluştur çiçeklerle şafakların en mübarek yerinde
Kim bilir bir gün yolumuz kesişir
Duaların tezâhürünü yaşarım ömrümün son deminde......
Gönülden kutlarım kaleminize sağlık
Mesut Özbek
Mavi Güvercin
mavi güvercinler gördüm
mavi göklerde
mavi düşleri vardı
mavi göllerde
mavi güvercinler gördüm
mavi umutlarda
mavi gülüşleri vardı
mavi bulutlarda
mavi güvercinler gördüm
mavi hayatlarda
mavi kanatları vardı
mavi ölümlerde
çok güzelll..beğeniyle okudum ,yüreğinize sağlık öğretmenim .. :)
mavi güvercine doğru bir yol var...
ama ölüm olmasın yoldaş...
sevgiyle...
Başarılarınızın devamını diliyorum
mavi güğvercin....çok hoş bir teşbih....güvercinlere özgürce uçmak yaraşır özgür gökyüzünde...mavi bulutlara mavi güvercin yaraşır...yakışır amma bu güvercin dot ise gidişinmde kanatlarına hüznün agırlıgını baglamıştır.....ve senin yüregin agırlaşır gidenin-lerin ardından bakakalmakla...güzel bir şiir şair yüreginden öpüyorum seni.....
Mavi beyaz sarı gri tüm güverçinlere gelsin ve güverçiler hep süzülsün ÖLMESİN ÖLDÜRÜLMESİN BARIŞA VE KARDEŞLİĞE UÇSUNLAR.
Başarılarınızın devamını diliyorum
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta