Geçmişten uzanan ince bir izsin,
Mavi çaydanlık hiç eksik olmasın.
Dost gönüllerinde açan bir gülsün,
Mavi çaydanlık hiç eksik olmasın.
Kaynar yüreğinde çayın demiyle,
Bereket taşarsın tatlı sesinle.
Nice dost birleşir sıcak eliyle,
Muhabbet ocağı hiç sönmez sende.
Kaç kız istemeye sen de gittin bil,
Kaç gönül duana "âmin" dedi dil.
Kaç evin sevince döndü o menzil,
Şahit oldun nice mutlu yarına.
Taziye evinde hüzne yoldaştın,
Düğünde sevince neşe kattın.
Bir yudum çay ile gönül ısıttın,
Acıyı da sevinci de paylaştın.
Esnafın dükkânı senle şen olur,
Yorgun omuzlarda dertler son bulur.
Bir bardak çay ile gönüller dolur,
Muhabbet çoğalır demin buharı.
Bakırın mavide bulmuş rengini,
İçine saklamış ömür dengini.
Çay değil demlerken gönül zengini,
Hatıra kokarsın her nefesinde.
Samanpazarı'nın güzel sesisin,
Yılmaz Abi'nin alın terisin.
İkram ettiğin hep kardeşliksin,
Çayınla gönüller olur bir sofra.
Çocukluğumuzdan kalan yadigâr,
Senden yükselirdi umutla bahar.
Bir mavi çaydanlık, bir sıcak pınar,
Anılar çağırır her fokurtunda.
Yeni demlenirken umutlar yine,
Dumanın yükselir mavi göğüne.
Selâm götürürsün dostun gönlüne,
Çayın da sözün de şifadır bize.
Ne ocak sönsün ne çayın eksilsin,
Muhabbet ateşi daim yükselsin.
Nesilden nesile sevdan geçilsin,
Mirasın yaşasın yarınlarımız.
Mahrumî der: sakın unutulmasın,
Bu güzel gelenek yere vurulmasın.
Biz göçsek ardımdan yok olunmasın,
Mavi çaydanlık hiç eksik olmasın.
Kayıt Tarihi : 29.06.2026 10:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



