yağmurlarım olup yağsan, saçlarımı ıslatsan önce, sonra iliklerime kadar
limanına sığınsam….
gecemin fırtınası olsan, yıldızların dalgalansa, yeniden ölünceye kadar
dizlerinde uyusam….
.
parmaklarımın kırık sazlarıyla ancak bu kadar seslenebiliyorum sana
duman altı sarhoşluğumu bir kenara bırak, ne olur kusuruma bakma
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı