Peruğunuzu çıkar
ve makyajını sil
gösteri bitti.
Eşsizdin, ama...
Aslında hiç var olmadın.
Sen sadece, benim seni görmek istediğim o kalabalığın
en gürültülü sessizliğiydin.
Şimdi o boyalı tebessümlerin çatlaklarından sızan,
Zemheri ayazı gibi çıplak bir yoksunluk.
Seni ben icat ettim,
en kuytu yaralarımın ağrısıyla;
Kırık aynalardan topladığım binlerce parçadan,
Tek bir kusursuz yalan yonttum göğsüme.
Makyajın aktıkça altından çıkan o yabancı çehre,
Hiç dokunulmamış sükûnet değil,
İçine hiç girilmemiş, kapısı kilitli bir harabe.
Eşsizdin;
çünkü ben seni,
Kendi kimsesizliğimle süslemiştim.
Şimdi o ipek kostümleri birer deri gibi soy üzerinden,
Çünkü bu sahnede artık alkışlar değil,
Sadece kendi ayak seslerin yankılanıyor.
Seni bende bitiren, senin gidişin değil;
Benim, senin yerinde gördüğüm
o boşluğu artık sevmemem.
Perdeler kapandı, ışıklar kuyu gibi derin.
Geriye ne bir replik kaldı, ne de bir gölge.
Sen, hiç var olmayan bir geminin,
Hiç yaşanmamış o görkemli fırtınasıydın...
Kayıt Tarihi : 11.12.2022 22:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!